Erzurum'un Oltu ilçesinde 1990 yılından beri doktorluk yapan Dr. İbrahim Ekinci, 1994 yılında tanıştığı bir Rus profesörden bel fıtığı konusunda öğrendiği masaj tedavisi yöntemini geliştirerek hastalarına uyguluyor. Parmakla yapılan masajın iki aşamalı olduğunu söyleyen Dr. Ekinci, ilk aşama olarak ön masajla dokuların hazırlandığını sonra baş parmakla omurları iterek dokuları doğru pozisyona getirdiğini belirtiyor.

Uyguladığı tedavinin bir çeşit 'omurga terapisi' olduğunu ifade eden Dr. İbrahim Ekinci, 12 yıldır uyguladığı tedavilerde yüzde 80'nin üzerinde olumlu cevap aldığını ve kesinlikle yan etkisine rastlanmadığını söylüyor. Felç, kanser ve hamileler dışında tüm hastalara uygulanabileceğini ifade eden Dr. Ekinci, batı ülkelerinde ameliyat endikasyonunun yüzde 2 civarında olduğunu, ülkemizde ise bu oranın çok yüksek olduğunu hatırlatarak kesin ameliyat gerektirmeyen hastaların çare için tıpta yeri olan tüm metotlara başvurması gerektiğine dikkat çekiyor.

Dr. İbrahim Ekinci, bel fıtığı konusunda, "Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arısında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka - yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder. " bilgisini verdi.

Ekinci sözlerini şöyle sürdürdü: "Ağır bir yük kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol oynar. Öyle insan vardır ki 120 kg kaldırır ve hiçbir şey olmaz. Öylesi de vardır ki 5 kg kaldırır ve bel fıtığı olur. Bel ve bacak ağrısı bel fıtığının en belirgin şikayetleridir. Hareket kısıtlılığı, topallayarak yürüme, vücudun bir tarafa doğru çarpılması gözlemlenebilir. Ağrı ile birlikte bacaklarda uyuşma, karıncalanma, hastalık ilerledikçe kuvvet kaybı ve ayaklarda incelme görülebilir. Cinsel fonksiyonların kaybı da söz konusu olabilir. İlerlemiş fıtıklarda idrar ve büyük abdestini tutamama ve yapamama gibi bozukluklar, bacaklarda felç ortaya çıkabilir. Bel fıtığı rahatsızlığı bulunan bir kişide hastalığın safhası iyi bir muayene ve ileri tetkik metodları ile tespit edildikten sonra tedaviye geçilir. Bundan sonra pratik olması açısından hastalar cerrahi müdahale gerekenler ve gerekmeyenler diye iki gruba ayrılabilir. Bel fıtığı gelişimin erken dönemlerinde konservatif tedavi adı verilen cerrahi dışı tedavi metotları uygulanır. Bu safhada hastaya ağrı kesici, adale gevşetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahatı tavsiye edilir. Fizik tedavi yapılabilir. Uygun dönemde egzersiz verilebilir. "