Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (MB) Başkanı Durmuş Yılmaz, 'bütün dertlerin devası'nın, kurdaki gelişmeler, ayarlamalar olduğu yönünde algılama bulunduğunu belirterek, 'Kur, son derece önemli bir ekonomik değişken, ancak bunun yanında ülkenin ihtiyaç duyduğu başka makro ve mikro yapısal sorunlarımız da var' dedi. Yılmaz, İstanbul Genç Girişimciler Derneğinin (İSGİD) ev sahipliğinde, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu'nun (TÜGİK) düzenlediği 'Genç İşadamları Soruyor' toplantısında yaptığı konuşmada, 2009'un ortalarından itibaren Türk Lirasının, ABD Doları karşısında değer kazandığını, ancak bu değerlenme eğiliminin büyük ölçüde avro-dolar paritesindeki gelişmelerden kaynaklandığını kaydetti.
KUR ÖNEMLİ AMA....
Enflasyon hedeflemesi rejimine geçilen dönemden bu yana sürekli olarak kurun, Türkiye'de sanayicilerin, işadamlarının, bankacıların gündeminden düşmediğini dile getiren Yılmaz, 'Düşmemesi de gerekiyor çünkü kur son derece önemli bir değişken' dedi. Yılmaz, 'Kurdaki gelişmeler, hiçbir kesim tarafından, hiç kimse tarafından göz ardı edilemez, ancak bütün dertlerin devası da kurdaki gelişmeler, ayarlamalarmış gibi bir algılama var. Kur, son derece önemli bir ekonomik değişken ancak bunun yanında ülkenin ihtiyaç duyduğu başka makro ve mikro yapısal sorunlarımız da var. Bunu da göz ardı etmeyelim diyorum. Son dönemdeki kurlardaki gelişmeler, tamamen dış piyasalardaki dolar-avro çaprazındaki gelişmelerden kaynaklanıyor' şeklinde konuştu.
ENFLASYON BELİRLENEN HEDEFİN ALTINDA KALAC AK
Durmuş Yılmaz, enflasyonda 2009 sonu itibariyle yıllık enflasyonun belirsizlik aralığı alt sınırına yakın gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini ifade ederek, 2010 yılının ilk yarısında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda dalgalanmalar gözlenebileceğini, ancak mevcut göstergelerin enflasyonun, 2010 yılında yüzde 6,5 olarak belirlenen hedefinin altında kalacağını gösterdiğini söyledi. Aldıkları kararlara yön göstermesi ve kararların etkinliğini artırmak açısından Merkez Bankası bünyesinde ölçüm yaptıklarına değinen Yılmaz, Türkiye'de enflasyonun ölçüm ve açıklanmasından sorumlu kurumun TÜİK olduğunu hatırlatarak, 'Bu yaptığımız ölçümleri de dikkate aldığımızda, sanırım, yılı 5,5-5,6 gibi seviyelerde bitireceğimizi düşünüyoruz' dedi. Yılmaz, ancak baz etkisinden dolayı 2010 yılı Nisan ayına kadar enflasyonda artışın söz konusu olacağını kaydederek, 'Tamamen baz etkisidir, para politikasının duruşunu etkileyecek bir durum söz konusu değildir, bunlara tepki vermemiz söz konusu olmayacaktır ve bunlar tekrar geri gelecektir diyoruz ve dolayısıyla 2010 yılının yüzde 6,5 olarak belirlenen hedefin altında kalacağını düşünüyoruz' diye konuştu.
Özür dilememiz için bir neden yok
Durmuş Yılmaz, ihracatçıların Türkiye'de ithalat bağımlılığıyla ilgili sözlerinden dolayı özür beklentilerine de cevap verdi. Özür dilemenin ve utanmanın insani bir haslet olduğunu, bu iki duyguya da sahip olduğunu ifade eden Yılmaz, 'Biz insanız yanlış yapabiliriz. Allah kimseye utanacağı bir iş yaptırmasın. Ancak bir yaptığımız çalışmada utanacağımız ya da özür dilememiz gereken bir husus yaptığımızı düşünmüyoruz' dedi. Özür dilemenin eleştirileri kabul etmek anlamına geldiğini dile getiren Yılmaz, 1 seneyi aşkın zamandır MB'nin 8 elemanının 16 ilde 140 firmayla yüz yüze yaptığı görüşmelerle tamamlanan araştırmanın sonuçlarını açıkladıklarını kaydetti. 'Ne söylediğimiz gayet açık ve net. İlerlemek, gelişmek için eleştiri şart.' diyen Yılmaz, ihracatçıların başını iki elin arasına koyarak yapılan araştırmayı tekrar incelemelerini önerdi.
Aklımızı peynir ekmekle yemedik
İhracatçıların düşük kurla ilgili eleştirilerine de değinen Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 'Kurla ilgisi yok demedik. Biz aklımızı peynir ekmekle yemedik. Kurun önemini yadsımıyoruz. Ama her şeyi kurun altına koyarak kolaycılığa kaçmayalım diyoruz" dedi. Yaptıkları araştırma ile, ihracatın bir takım yapısal sorunları olduğunu ve bunları ortaya koyduklarını vurgulayan Yılmaz, "Araştırma sonuçları bu sorunların üzerine eğilelim diyor' ifadelerini kullandı.