Yargıtay 5. Ceza Dairesi, kamu görevlisine yapması gereken iş için para teklif edilmesini 'kamu görevlisine hakaret' olarak değerlendirdi. Yeni TCK'da 'rüşvet verme' suçunun kaldırıldığına dikkat çeken Daire üyeleri, bu suçu işleyenlerin yeni yasa ile üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabileceğini belirtiler.

Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararı bozan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, trafik polisine rüşvet teklifinde bulunan sanığın TCK'nun 252. maddesinde düzenlenen 'rüşvet' suçundan değil, TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen 'Kamu görevlisine hakaret' suçundan yargılanması gerektiğine karar verdi.

İŞTE, 'RÜŞVET, HAKARETTİR' KARARI

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, verdiği emsal karada şu görüşleri dile getirdi:

"5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde 'Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır' denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, ancak sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen haklı hususun temini için rüşvet teklif etme fiilinin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasa'nın 125/3.maddesinde düzenlenen 'kamu görevlisine hakaret' suçunu oluşturacağı gözetilmeden, lehe kanun belirlenirken eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 252/1. maddesine temas ettiğinden bahisle 765 sayılı Yasa'nın lehe olduğu sonucuna varılması bozmayı gerektirmiş."

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, daha önce verdiği bir başka kararda da kişilerin yapmak zorunda oldukları işler için aldıkları paranın 'rüşvet' değil 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturacağına hükmetmişti.

İŞTE, O MADDELER

Kamu görevlisine rüşvet teklifini 'hakaret' olarak değerlendiren Yargıtay, TCK'nun 252. ve 125. maddelerine dikkat çekti. İşte, o maddeler:

MADDE 252. - (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması hâlinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2) Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması hâlinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.(3) Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.(4) Birinci fıkra hükmü, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler, kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle hukukî ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukukî ilişkinin devamı sürecinde, bu tüzel kişiler adına hareket eden kişilere görevinin gereklerine aykırı olarak yarar sağlanması hâlinde de uygulanır. (5) Yabancı bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya idarî veya adlî bir görevi yürüten kamu kurum veya kuruluşlarının memur veya görevlilerine veya aynı ülkede uluslararası nitelikte görevleri yerine getirenlere, uluslararası ticarî işlemler nedeniyle, bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir yararın elde edilmesi veya muhafazası amacıyla, doğrudan veya dolaylı olarak yarar teklif veya vaat edilmesi veya verilmesi de rüşvet sayılır.

MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. 2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) Ceza, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde, altıda biri; basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, üçte biri oranında artırılır. (5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır.