Sivillere askeri mahkemelerde yargılanmasının yolunu kapatan ve askeri kişilere ise sivil yargı yolunu açan iki maddelik yargı reformuna her kesimden destek sürüyor. Hukukçu kökenli siyasetçiler, düzenlemeyi bir taraftan darbecilerin önünü kesen, diğer yandan ülkenin demokratikleşmesi ve sivilleşmesi için tarihi bir adım olarak görüyor. Siyasetçiler, meseleye asker- sivil yargı açısından değil, Türkiye'nin böyle bir yasaya ihtiyaç olup olmadığı yönünden bakılmasını istiyor.
Hukukçu siyasetçiler, yasanın tarihi bir fırsat olduğu görüşünde. AK Parti'nin sosyal demokrat kökenli milletvekillerinden İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, bu değişikliği Türkiye'nin demokratikleşmesi, dünya ile bütünleşmesi açısından yapılması gereken bir adım olarak nitelendiriyor. SP'nin hukukçu kurmaylarından Şeref Malkoç da değişikliğin askerlikle ilgili işlenen suçları kapsamadığını, söz konusu olan askeri kişilerin, askerlik görevini yaparken, yetkisini aşması ya da kanunların kendisine vermediği yetkiyi kullanması ile ilgili işlenen suçlar olduğuna dikkat çekti. Yargı reformunu hem darbecilere hem de demokratikleşme ve sivilleşme açısından tarihi bir adım olarak nitelendiren eski Milletvekili Mehmet Elkatmış ise geçmişte darbe de dahil suç işleyenlerin askeri mahkemelerce yargılanmadığına dikkat çekti.
KALKAN: BU SÜRECİN ÖNÜNE KİMSE GEÇEMEZ
Türk toplumunun dünyadaki gelişmelere paralel olarak değiştiğine işaret eden AK Partili Kalkan, bu sürecin önüne kimsenin geçemeyeceğini vurguladı.
Türkiye'de bütün kurum ve kuruluşları ile birlikte toplumun iliklerine kadar demokrasiyi özümsediğinin altını çizen Kalkan, "Artık demokrasiyi iliklerine kadar hisseden bir toplum yapısı çıktı ortaya. Dağdaki çobandan, evdeki temizlikçi kadına kadar herkes bu globalleşen dünyada her şeyden haberdar oluyor. Ve insanımız demokrasi istiyor. Biz de topluma giydirilen bu deli gömleğini çıkartmak istiyoruz. Darbe ürünü olan 82 Anayasası'ndan kurtarmak istiyoruz. Gerçekten çağdaş bir anayasa yapmamız gerekiyor. Aslında bu da yetmez. Yasaların uygulama ve yöntemlerini de değiştirmemiz lazım. Bizim halkımız Yunanistan, İsviçre halkından geri değil artık. Bu sistemin kabuğunun kırılması gerekiyor. Bunun için de ciddi bir demokratikleşme ve sivilleşme sürecinin yaşanması lazım. Bunun önüne kimse geçemez." şeklinde konuştu.
Meclis'ten geçen düzenlemenin toplumun hemen her kesiminden büyük destek gördüğüne dikkat çeken sosyal kökenli siyasetçi, özellikle sosyal demokratların bu yasaya sahip çıkmasını istedi. Kalkan, bunun ülkenin demokratikleşmesi, dünya ile bütünleşmesi için çok önemli ve gerekli olduğunu söyledi. Kalkan, düzenlemenin TSK'yı hedef almadığını da sözlerine ekledi.
MALKOÇ: DEĞİŞİKLİK ASKERİ OLMAYAN SUÇLARI KAPSIYOR
SP'nin hukukçu kurmaylarından Şeref Malkoç, askeri kişilere sivil mahkeme yolunu açan yargı reformunun çok önemli olduğunu savundu. Malkoç, "Burada söz konusu olan askerlikle ilgili işlenen suçlar değil, askerlik görevini ve mesleğini yaparken, yetkisini aşması kanunların kendisine vermediği yetkiyi kullanması ile ilgili suçlardır." dedi. Malkoç, "Dolayısıyla bu yasa, her demokratik ve hukukun üstünlüğünün bulunduğu ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de olması gerekeni öngörüyor. Ama asıl önemli olan Türkiye'de herkesin yasal sınırlar içerisinde kalması, görevi dışında iş yapmaması, suç işleyip ya da buna teşebbüs etmişse bunu yargılayacak olan sivil yargının bilinmesidir." dedi. Malkoç, şöyle konuştu: "Birilerinin Sayın Cumhurbaşkanı üzerinde baskılar kurmaya çalıştığını biliyorum. Ama Cumhurbaşkanı'nın bu yasayı onaylayacağını bekliyorum."
MEHMET ELKATMIŞ: GEÇ BİLE KALMIŞ BİR BU DÜZENLEME
Susurluk başta olmak üzere TBMM'de bir çok araştırma komisyonunun başkanlığını yapan eski milletvekili Mehmet Elkatmış da düzenlemenin darbecilerin önüne kesme ve sivilleşme için son derece önemli olduğunu söyledi.
"Böyle bir düzenleme gerekli mi değil mi? Ona bakmak lazım." diyen Elkatmış, "Türkiye darbelerle anılıyor. 1960'tan bu yana çeşitli darbelere maruz kaldı. Fiili darbeler, postmodern darbe, e-muhtarı gördü. Bugüne kadar hiçbirinden hesap sorulmadı. Herkes 'ne yapmak lazım, önlem için ne yapılabilir diye soruyor, darbelere karşıyız' diyor. Peki bugüne kadar ne yapıldı? Herkesin yaptığı yanında kar kalırsa o zaman da bu darbeler devam eder. Bundan dolayı böyle bir değişiklik gerekliydi. Tersini düşündüğümüzde, birileri 'yaptığımız yanımıza kar kalsın, biz istediğimizi yapalım. Kimse de bize karışmasın' diyor. Böyle bir mantık olur mu?" diye sordu.
Elkatmış, emir komuta zinciri içinde olan askeri mahkemelerin yargılama yapmasının mümkün olmadığını, bunun geçmişte örneklerinin bol olduğunu söyledi. Elkatmış,şöyle konuştu: "Askeri yargı görevini yaptı mı yapmadı. Emir komuta zinciri içinde bir şey yapması da beklenemez. Buyursun e-muhtarı oldu, 28 Şubat'tan hesap sorsun. Bugüne kadar sorulmadı. Zaten emir komuta içinde yapması da mümkün değil. O zaman bunun sivillere bırakılması gerekiyor. BÇG'nin belgeleri deşifre edildi diye askeri mahkemede yargılananlar da oldu. Son darbe teşebbüslerini (Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz) buyursun yargılasınlar. Geçmişte askeri hakimler sürüldü. Bu askeri yargının görevi ise bunu yapanları yargıladılar mı? Aksine bunu ortaya çıkaran Nokta Dergisi yargılandı. En azından böyle bir şey var mı yok mu bunu soruşturması lazımdı. Yaşar Büyükanıt, övünerek 'e-muhtırayı ben kaleme aldım' dedi. Bunların hangisinin hesabı soruldu?"
İki maddelik yargı reformunu sivilleşme açısından çok önemli, ancak geç kalan bir değişiklik olarak gördüğünü söyledi. Bu konuda yaşanan tartışmaları da olumlu bulan Elkatmış, şöyle konuştu: "Zaten demokratikleşmenin de ana hedeflerinden biri sivilleşmedir. Sivilleşme isteniyor mu istenmiyor mu? Çünkü bu aynı zamanda demokratikleşme meselesidir. Hem darbecilerin önünü kesme, hem demokratikleşme, hem de sivilleşme açısından tarihi bir adım. Hatta geç bile kalmış bir adım olarak değerlendiriyorum."