Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 1 Mayıs'tan bu yana yoğun bakımda tutulan Atilla Kavdır (34), dün sabaha karşı saat 04.30'da yaşamını yitirdi. Acı haberi alan ailesi fenalık geçirdi. Anne Ayşe Kavdır, "Dev gibi oğlum gitti, gözümüzün önünde eridi" diye ağıt yakarken, baba İbrahim Kavdır ise "Keşke kolları olmasaydı. Keşke öyle kalsaydı da yaşasaydı" diye gözyaşı döktü. Eşi Ayşe Kavdır güçlükle ayakta dururken, 10 yaşındaki kızı Esra ise, "Baba hani elini öpecektim, hani bana söz vermiştin ölmeyecektin" diyerek feryat etti.

Türkiye'de ikinci kez çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır'ın yaşamını yitirmesinin ardından nakli gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Özkan, 3 gündür yoğun bakım ünitesinde bulunan Kavdır'ın, çok nadir görülen bir mantarın neden olduğu idrar yolu enfeksiyonu ve kan zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Hastayı kaybettikleri için çok üzgün olduklarını belirten Özkan, "Elimizden geleni yaptık fakat gücümüz yetmedi. Hastamızı kaybettik. Maalesef hastamıza iki kolunu kullanma hazzını yaşatamadık" dedi.

'BU KAYIP DOĞAL DEĞİL'

Prof. Dr. Özkan sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyada çok ender görülen bir durumla karşılaştık. Hastamızda çok nadir görülen bir mantarın neden olduğu bir enfeksiyon ve buna bağlı kan zehirlenmesi oldu. Bu enfeksiyonu nereden kaptığını bilemiyoruz. Yediği bir bitkiden veya bulunduğu ortamdan kapmış olabilir. Bu mantar enfeksiyonu dünyada 60'a yakın hastada görülmüş. Tüm söylenenleri birleştirdik her şeyi yaptık ama maalesef hastamızı kaybettik. Hastanedeki tedavi sürecinde hiçbir sorunla karşılaşmamıştık, bu nedenle bu kayıp bize çok doğal gelmiyor. Alınan ilaçlara bağlı bir komplikasyon sonucu bu duruma gelindiğini düşünüyoruz. Tüm nakiller sonrasında bu tür ilaçlar kullanılıyor, ancak bazı hastalarda yan etkiler görülüyor" dedi. Bu ölümün organ naklini etkilememesi gerektiğini söyleyen Özkan "İnancımızı kaybetmeyeceğiz, nakil yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

YÜZÜ, KOLLAR İÇİN DUA ETTİ

Atilla Kavdır ile aynı gün ameliyat olan Türkiye'nin ilk yüz nakli hastası 19 yaşındaki Uğur Acar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da Kavdır'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Baba İbrahim Kavdır ve anne Ayşe Kavdır'a başsağlığı dileyen Uğur Acar, Kavdır'ın ölümüne çok üzüldüğünü söyledi. "Atilla ile güzel zamanlar geçirdik" diyen Acar, "Ameliyattan 4 saat önce kendisiyle tanışmıştım. Hastanede birlikte fizik tedavi görüyorduk. Yeni bir hayata beraber ışık yakacaktık ama olmadı. İkimiz yeni bir yola girmiştik. Kardeşimi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum" diye konuştu. Ahmet Kaya'nın yüzü, Uğur Acar'a, kolları ise Ahmet Kavdır'a nakledilmişti.

TABUTUNU ANNESİ VE KADINLAR TAŞIDI

Atilla Kavdır'ın cenazesi, hastaneden alınıp önce Varsak Esentepe Mahallesi'ndeki evine götürüldü. Burada yapılan duanın ardından Varsak Mezarlığı'na götürülen cenazeyi, anne Ayşe Kavdır ve diğer kadınlar da bir süre omuzlarında taşıdı. Cenaze, yaklaşık bin kişinin katıldığı namazın ardından toprağa verildi.

'BAŞTA ÖLSEYDİ SUÇLU HİSSEDERDİM'

Bundan sonraki nakillerde enfeksiyon riskine karşı çok daha dikkatli olacaklarını anlatan Prof. Dr. Ömer Özkan şunları söyledi: "Atilla Kavdır'ı hastanede 45 günden fazla tuttuk. Taburcu ederek psikolojik olarak rahatlamasını istedik. Bu tür hastalarda moral de çok önemlidir. Evine gitmesi ona moral verdi, ama kendisinin de isteği ve fizik tedavinin daha rahat yapılabilmesi için tekrar hastaneye yatırmıştık. Hastanın evinde ya da dışarıda yaşadığı bir sıkıntıdan dolayı bu duruma geldiğini düşünüyoruz. Bu durum bundan sonraki vakalar için bize çok büyük tecrübeler yaşattı. Bu tür hastaların sosyal şartlarının çok iyi hazırlanması gerekiyor." '45 GÜN NORMALDİ' Prof. Dr. Özkan gazetecilerin "Bacak nakli yapılmasaydı da aynı sonuçla karşılaşılır mıydı?" sorusuna ise şu sözlerle açıklık getirdi: "Atilla Kavdır'ın ölümüyle gerçekleştirilen uzuv naklinin bir alakası yok. İlk 25 gün içerisinde hasta kaybedilseydi kendimi suçlu hissederdim ama Kavdır 45 gün normal bir yaşam sürdürdü. Kollarla ilgili hiçbir sıkıntısı yoktu."

SON SÖZÜ 'ANNE BEN İYİ DEĞİLİM' OLDU

Kepez Belediyesi'nde işçi olarak çalışan Atilla Kavdır, 11 yaşındayken evlerinin önündeki elektrik tellerine konan güvercinleri uçurmak için demir sopa ile tellere vurmuş, bu sırada elektrik akımına kapılarak iki kolunu ve sağ bacağını kaybetmişti. Uşak'ta beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya'nın kolları ve sağ bacağı, Akdeniz Üniversitesi'nde 21 Ocak'ta yapılan ameliyatla 34 yaşındaki Kavdır'a nakledilmiş, ancak bacak nakilden 16 saat sonra dolaşım problemi nedeniyle geri alınmıştı. En büyük hayali çocuklarının elini tutmak olan Kavdır'ın son sözü "Anne ben iyi değilim" oldu.

BİLİM KURULU TOPLANIYOR

Sağlık Bakanlığı, Akdeniz Üniversitesi'nde çift kol tek bacak nakli yapılan Atilla Kavdır'ın hayatını kaybetmesinin ardından Kompozit Doku Nakli Bilimsel Danışma Komisyonu'nu toplama kararı aldı. Kurul daha önceki toplantısında üniversitenin Kavdır'a yaptığı bacak naklini "naklin dizin yukarısından yapıldığı" gerekçesiyle mevzuata aykırı bulduğu için uyarı cezası vermişti. Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, Kavdır'la ilgili ihmal olduğuna dair bir şikâyet olması halinde ise müfettiş görevlendireceklerini açıkladı. Şencan şunları söyledi: "Toplantıda, Kavdır'ın vefatının bu nakille doğrudan ya da dolaylı ilgisi olup olmadığı incelenecek. Eğer hastanın ölümünün bu nakille doğrudan bir ilgisi olduğu tespit edilirse inceleme başlatılacak."

(HABERTÜRK)