Ergenekon soruşturmasında 2001 yılında polise verdiği ifadelerle kilit rol oynayan gazeteci Tuncay Güney, Yeni Şafak'a çarpıcı açıklamalar yaptı... Güney, Türkiye'deki çok satan bir gazetede çalışan önemli bir gazetecinin, Ergenekon terör örgütünde de üst düzey yönetici olduğunu ileri sürdü. Güney, Türkiye'yi sarsan, mafya-siyaset-derin devlet ilişkilerinin ortaya çıktığı Susurluk kazasından hemen sonra, dönemin Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanı Veli Küçük'ü arayan gazetecinin de aynı kişi olduğunu söyledi.

ADI RAPORLARDA VAR

MİT'e çalıştığı ve Ergenekon örgütünü deşifre etmekle görevlendirildiği ileri sürülen Tuncay Güney, "Türkiye'de önemli bir gazetede çalışan, önemli bir gazeteci, Ergenekon terör örgütünün üst düzey yönetecisidir. O gazetecinin Ergenekon ile bağlantısı raporlarda bütün detaylarıyla yer almaktadır" dedi.

AĞAR'I HOŞTAN KURTARDI

Türk halkının, Abdullah Çatlı'nın Türkiye'ye geldiğini ilk defa Aydınlık Dergisi'nde yayınlanan 'Susurluk kazası' haberi ile öğrendiğini söyleyen Tuncay Güney şöyle konuştu: "Yapılan suikast planına göre Mehmet Ağar da Susurluk kazasında ölecekti. Fakat Sami Hoştan, Ağar'a durumu anlattı. Ağar da otelde kaldı. Çatlılara 'Siz gidin, ben daha sonra geleceğim' diyerek arabaya binmedi. Bu olayı her iki Mehmet de biliyordu."

GAZETECİ ÇATLI'YI SORDU

Güney, mafya-siyaset-derin devlet ilişkilerinin ortaya çıktığı, polis müdürü Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı ile Gonca Us'un öldüğü, DYP milletvekili Sedat Edip Bucak'ın yaralandığı Susurluk kazasından hemen sonra Ergenekon yöneticisi gazetecinin Veli Küçük'ü aradığını belirterek şunları söyledi: "Susurluk kazasından hemen sonra, Ergenekon'un yöneticisi olan önemli gazeteci isimleri öğrenmek için Veli Küçük'ü aradı. İsimleri aldıktan sonra 'Abdullah Çatlı'yı da yazayım mı' diye sordu. Veli Küçük kendisini arayan gazeteciye biraz beklemesi gerektiğini, Sami Hoştan'a arabada bulunan Çatlı'ya ait çantayı almasını söylediğini anlattı." Güney, "Ali Yasak lakaplı Drej Ali'nin adamları o çantayı Veli Küçük'e getirdi' diye konuştu.

Ergenekon haberiyle köşeye sıkıştırdılar

Tuncay Güney, Ergenekon üst düzey yöneticilerinden birinin bir dergiye 'Ahmet Özal: Babamı Ergenekon öldürdü' kapağı yaptırarak kendi başına hareket etmeye başlayan Veli Küçük'ü yola getirdiğini ileri sürdü. Veli Küçük'ün haberin dergide yayınlanmaması için, dergi yöneticilerine baskı yaptığını ileri süren Güney şöyle konuştu: 'Veli Küçük'ün baskıları üzerine haber, bazı bölümleri çıkartılarak yayınlandı. Haberin yayınlanması üzerine Veli Küçük de başka bir dergiye '22 MİT Ajanı PKK'nın elinde' başlığı ile bir haber yayınlatarak rövanşı aldı. Haberin bütün detayları Veli Küçük'teydi. Küçük haberi yaptırmak için elindeki bütün belgeleri ve dokümanları o dergiye verdi.'

'2 numara' ünlü işadamı

Ergenekon'un kilit ismi Tuncay Güney örgütün 1 ve 2 numaralı yöneticileriyle ilgili ilginç bir benzetme yaptı. Ergnekon terör örgütünün 1 numarasını komünizmin kurucusu Karl Marks'a, 2 numaralı yöneticisini de Marks'ın takipçisi Engels'e benzeten Güney, "Engels, Ergenekon'a para yardımı yapan ünlü bir işadamıdır" dedi.

Hürriyet susmam için para teklif etti

Güney, Tolga Tanış'ın kendisine 'Yeni Şafak'ta yayınlanan 'Hürriyet'in korkusu benim konuşmam' (28 Kasım 2008) başlıklı haber üze-rine gazete yönetimi beni gönderdi' dediğini iddia etti.

Ergenekon'un soruşturmasının karakutusu Tuncay Güney, Hürriyet gazetesinin, muhabir Tolga Tanış aracılığı ile kendisine "Para sıkıntısı çekmeyeceksin. Sadece Doğan grubu hakkında konuşma" teklifinde bulunduğunu ileri sürdü. Tolga Tanış'ın talebi üzerine 30 Kasım'da Toronto'da bir lokantada gerçekleşen görüşmeyi şöyle aktardı:

Tanış: Beni Hürriyet yolladı. Sana bir teklifimiz var. Guney: Nedir? Buyurun dinliyorum. Tanış: Hayatın boyunca göremeyeceğin bir teklif bu. Ömrün boyunca rahat edeceksin. Ekonomik sıkıntı çekmeyeceksin. Sadece Doğan Grubu hakkında konuşma, birşey açıklama. Bu teklifi değerlendirmelisin, böyle bir fırsat karşına çıkmaz.

Muhabir Tolga Tanış'ın teklifini komplo olarak nitelendirdiğini ve reddettiğini ileri süren Tuncay Güney, konuşmanın devamını şöyle anlattı: Tanış: AKP ve Tayyip, Doğan'ın karşısında duramadı sen nasıl dayanacaksın? Guney: Bu doğru, istediklerini iktidar yapıyorlar. Fakat ben sizin para teklifinizi, bu komplonuzu kabul edemem. Bu ülkede başımı belaya sokar, yani bu sizin teklifiniz bir oyun, komplo kuruyorsunuz. Tanış: Kabul etmiyorsun yani. Guney: Hayır. Tanış: Sanık olacaksın bu gidişle. Guney: Her türlü karara saygılıyım.