JİTEM'in kurucusu olduğunu itiraf eden Ergenekon tutuklusu Albay Arif Doğan ile Tuğgeneral Veli Küçük'ün firari olduğu dönemde uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş'ın bulunması için Sedat Peker'e muhbirlik teklifinde bulunduğu ortaya çıktı.

İddiaya göre, Kısmetim-1 taşıdığı 3 ton eroin boşaltıldıktan sonra batırıldı. Eroin, Ergenekon örgütü ve Daş tarafından paylaşıldı. Savcı Öz, Ergenekon terör örgütünün uluslararası uyuşturucu trafiğindeki rolünü Tuncay Güney'e de sordu.

Ergenekon davasının tutuksuz sanığı Sedat Peker'e yıllar önce uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş'ın bulunması için Veli Küçük ve Arif Doğan'ın muhbirlik teklifinde bulunduğu polis kayıtlarında yer aldı. Peker, 19 Ağustos 1998'de Atatürk Havalimanı'ndan giriş yaparken polis tarafından yakalandı. Silahlı organize suç örgütü kurduğu gerekçesiyle gözaltına alınan ve Organize Suçlar Büro Amirliği'nde ifade veren Sedat Peker'e, Albay Arif Doğan soruldu.

KÜÇÜK İKNA ETMEYE ÇALIŞTI

Sedat Peker, Arif Doğan ile tanışıklığını şöyle anlattı: 'Uyuşturucu kaçakçılığından dolayı mahke-meye getirildikten sonra Beyazıt'ta kardeşinin dükkanından kaçan Nejat Daş isimli kişinin firarından sonra bana Yarbay Ali Yıldız ve Yüzbaşı Kemal geldi. İki subay, benden Nejat Daş'ın yerini tespit etme hususunda yardım istediler. Ben de muhbir olmadığımı söyledim. Ancak beni ikna etmek isteyen iki subay, Nejat Daş olayını takip etmekle görevli olan Albay Veli Küçük'ün yanına götürdüler. Veli Küçük'e de bu konunun benim görevim olmadığını söyledim. Veli Küçük'ün yanından ayrıldıktan sonra iki subay, beni İstanbul'a getirdi. Yine iki subayın isteği üzerine Albay Arif Doğan'la Kadıköy Aden Otel'de Nejat Daş konusunu görüştüm. Aynı şeyleri Arif Doğan'a da söyledim. Bir daha da kendileriyle görüşmedim. Nejat Daş'ın yakalanması konusunda bu subaylara herhangi bir yardımım olmadı' dedi.

NEJAT DAŞ O DÖNEMDE KAÇAKTI

O tarihlerde 'Kısmetim-1 ve Lucky S' operasyonlarından tutuklanan uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş ise kaçaktı. 1994'te yargılandığı mahkemeden çıktıktan sonra Beyazıt'ta kardeşinin dükkânında askerin elinden kaçan Nejat Daş'ın daha sonra İspanya'da olduğu anlaşıldı. Avrupa'da 13 yıldır kaçak yaşayan ve Nejat Daş, iki yıl önce Türkiye'ye iade edildi ve cezaevine gönderildi.

ÜÇÜ DE ERGENEKON SANIĞI

Aradan 11 yıl geçtikten sonra karşımıza çıkan Ergenekon operasyonunun delil klasörlerinde yer alan bu iddia, savcı Zekeriya Öz'ü harekete geçirdi. Peker'in Veli Küçük'le birlikte Albay Arif Doğan'ı da tanıdığını tespit eden savcı Öz, halen bugüne kadar bulunamayan eroinlerin Ergenekon terör örgütüyle bir bağlantısı olabileceğini belirterek Tuncay Güney'e cevaplaması için 37 soru gönderdi.

Eroini boşaltıp batırdılar

Tarih, 10 Aralık 1992. Türk ve ABD Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın Akdeniz sularında ortaklaşa düzenledikleri büyük eroin operas-yonu başladı. Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı üç gemi ile Sicilya'dan kalkan P-3 Oreion tipi uçaklar, knox tipi USS-Brisco fırkateyni, uyuşturucu yüklü olduğu ihbar edilen Kısmetim-1 gemisini kuşattılar. Tam dört gün süren operasyon sonunda gemi, Güney Kıbrıs açıklarında batırıldı. Ergenekon operasyonun kilit isimlerinden Tuncay Güney, 2001'de gözaltına alındığında polise verdiği ifadede Kısmetim-1'le ilgili gerçekleri şöyle anlatmıştı: "Kısmetim-1 gemisindeki eroinin sahibi uyuşturucu kaçakçısı Nejat Daş ve Ergenekon örgütüydü. Gemi Akdeniz'in ortasında boş batırılacak, eroin yurtdışına satılarak ve parası bölüşülecekti. O günlerde Daş polisin elindeydi. Üst düzey iki kamu görevlisi gemideki mala ortak olmak isti-yordu. Pazarlıklara dahil edildiler. Ergenekon adına pazarlığı JİTEM'ci yüzbaşı yürütüyordu. Geminin delilleri yok etmek için kaçakçılar tarafından nasıl batırıldığı, İstanbul'dan götürülen gazeteciler tarafından kare kare görüntülendi. Küçük, iki kamu görevlisinin sonradan ortak olmasına çok kızmıştı."