Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Adalet bakanlığı görevinde bulunduğu sürece af konusunu gündemine almayacağını belirterek, "Türkiye ve parlamento, cezaevleriyle ilgili bir affı süresiz olarak gündeminden çıkarmalıdır" dedi.

Adalet Bakanı Şahin, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mehmet Ali Şahin, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının artmasında belirli aralıklarla çıkarılmış afların etkili olduğunu düşündüğünü belirterek, "Türkiye ve parlamento cezaevleriyle ilgili bir affı süresiz olarak gündeminden çıkarmalıdır. Af söylentileri ve af ihtimali Türkiye'de maalesef suçların artmasına neden oluyor. Beklenen faydayı sağlamadığı gibi olumsuzluklarını çok sık görüyoruz" diye konuştu.

"Adalet Bakanlığı görevinde bulunduğum sürece af konusunu gündemime almayacağım" diyen Şahin, zaman zaman hükümlülerden af istekleriyle ilgili mektuplar aldığını, bu kişilere af gibi bir düşüncelerinin olmadığını, olmayacağını münasip cümlelerle anlattıklarını söyledi.

Şahin, "Bizim gündemimizde af ve af kapsamında değerlendirilecek hiçbirkonu bulunmamaktadır. Hiç kimse bir umuda kapılmasın. Artık kimse afbeklentisi içerisinde olmasın. 'Suç işlerim cezaevine girerim, nasılolsa af çıkacak düşüncesini kimse hafızasında bulundurmasın" dedi.

Türk Ceza Kanunu'ndaki "etkin pişmanlık" hükmünün alanını genişletmek gibi bir düşünceleri bulunmadığını aktaran Şahin, mevcut yasaları yargıçların daha elastik şekilde yorumlama hakkına sahip olduklarını kaydetti.

Şahin, terör suçlularının Türkiye'ye iadesiyle ilgili bir soru üzerine,özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bulundukları bilinen, terör suçu işlemiş ve terör örgütü bağlantısı bulunan kişilerin iadesiyle ilgili Adalet Bakanlığı'nın uzun süredir çalışma içerisinde olduğunusöyledi.

Şahin, bu müracaatlara, birçok AB ülkesinin "Sizde idam var, iade edemeyiz" yanıtını verdiğini anlatan Şahin, Türkiye'de idam cezası kalktıktan sonra da bazı ülkelerin, "Bu kişiler iltica talebinde bulundular, siyasi kişilerdir" diyerek iadeden kaçındıklarını bildirdi.

Adalet Bakanlığının Dışişleri Bakanlığı kanalıyla bu konuda ısrarlı olduklarını anlatan Şahin, son olarak Almanya'nın iki terör örgütü mensubunu Türkiye'ye iade ettiğini anımsattı.

"Terör örgütüyle bağlantılı 50'ye yakın kişinin iadesi konusunda Adalet Bakanlığı çalışıyor" diyen Şahin, bunlardan sonuç almaya gayret ettiklerini bildirdi. Bazı kişilerle ilgili birden fazla dosya olduğunusöyleyen Şahin, örneğin Hollanda hükümetinin, bu dosyalarınbirleştirilmesini istediğini kaydetti. Şahin, ancak, dosyalar birbirinden farklı olduğu için Türk usul yasalarına görebirleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu yönde bazı sorunlar yaşandığını anlattı.

Irak'tan da terör suçlularının iadesine ilişkin talepte bulunduklarını ifade eden Şahin, son olarak Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın Bağdat'ıziyaretinde Türkiye'nin bu taleplerini ilettiğini söyledi. Irak yönetiminin Türkiye ziyaretinde de bu taleplerin dile getirildiğini belirten Şahin, "Ama Irak'tan şu ana kadar suçluların iadesi konusunda henüz bir cevap alabilmiş değiliz" dedi.

Terör örgütü PKK'nın elebaşılarından Cemil Bayık ve Murat Karayılan'ın Türkiye'ye teslim edileceği haberleriyle ilgili kendilerine ulaşmış bir bilgi bulunmadığını kaydeden Şahin, "Ama arzu ediyoruz ki, birçok ülkenin, bu terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin iadesi konusunda daha hassas davranmalarını bekliyoruz. Verilecek olan terör suçlulularını barındırabileceğimiz her türlü ceza infaz kurumumuz mevcut" dedi.

"YENİ ANAYASA TASLAĞI BU AY ORTASINDA"

Şahin, anayasa değişikliğiyle ilgili AK Parti olarak kamuoyu ile paylaşılan bir anayasa değişikliği metninin henüz bulunmadığını, bir grup akademisyen tarafımdan partinin talebimi üzerine hazırlanmış bir taslak bulunduğunu ifade etti.

Bakan Şahin, bu taslağın partinin hukukçularından oluşan bir komisyonca incelendiğini, inceleme sonunda belki aralık ayının ortalarına doğru bir anayasa değişikliği taslağının kamuoyuna sunulabileceğini kaydetti.

Taslağın kamuoyunun tartışmasına sunulacağını ve vatandaşların, siviltoplum örgütlerinin ve bu konuya duyarlı olan herkesin taslağa katkılarını beklediklerini söyleyen Şahin, değişik kesimlerin görüşlerini aldıktan sonra taslak metninin tekrar değerlendirileceğini ve 184 milletvekilinin imzasıyla Meclise gönderileceğini anlattı.

Kendisinin de bir hukukçu ve AK Parti grubunun mensubu olarak taslağın hazırlanışında aktif görev aldığını dile getiren Şahin, "Anayasalar üstün hukuk normlarıdır. Çok geniş bir mutabakat zemininde hazırlanırsa, yasalaşırsa çok daha isabetli olur. Biz bu düşünce ve arayış içindeyiz"dedi.

"301. MADDEYLE İLGİLİ 6 ÖNERİ VAR"

Sorular üzerine Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesiyle ilgili songelişmeleri de değerlendiren Şahin, 301. maddede değişikliğin nasıl yapılacağı konusundaki çalışmaların 1 yıldan fazla süredir devam ettiğini belirtti.

Bu süreçte ortaya konan bir takım değişiklik önerileri bulunduğunu anlatan Şahin, Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü'nün, tüm bu önerileri toparladığını ve değişiklik teklifi taslağı haline getirdiğini bildirdi.

Şahin, en son Bakanlar Kurulu toplantısından bir önceki toplantıda,kendisinin 6 farklı değişiklik önerisini sunduğunu ve bunlardan birini tercih ederek, tasarı haline getirilebileceğini söylediğini aktardı.

Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da "Bunu ilk fırsatta, Bakanlar Kurulu'nda değil de daha dar çerçevede değerlendirelim, üstünde bir mutabakat sağlayalım. Daha sonra Bakanlar Kurulu'na getiririz" dediğini kaydetti.

"AÇILAN DAVA VE BERAAT ORANLARINDA İYİLEŞME VAR"

TCK'nın 301. maddesiyle ilgili uygulamadan kaynaklanan bazı sorunlar yaşandığını belirten Şahin, özellikle son aylarda, yargı organlarının301. maddenin uygulanmasıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kararlarına paralel kararlar vermeye, düşünce ve ifade özgürlüğünü daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirmeye başladıklarını ifade etti.

Bu nedenle hem açılan dava sayısında hem de açılan davalardaki beraatoranlarında önemli iyileşmeler görüldüğünü söyleyen Şahin, tüm bunlara rağmen 301. maddede bir değişiklik yapılmasında yarar olduğunu kaydetti.

Şahin, değişikliğin bir hükümet teklifi olacağını, bu nedenle şu andabir görüş bildiremeyeceğini belirterek, "Ama benim de bu görüşmede savunacağım bir öneri var. Ama ortamı daha oluşturmuş değiliz. Ama çok kısa bir sürede 301. madde ile ilgili değişikliği Bakanlar Kurulu gündemine taşıyıp, oradan da Meclis'e gönderebileceğimizi düşünüyorum"dedi.

Bu konunun hala kamuoyunun gündeminde olduğunu söyleyen Şahin, siviltoplum örgütlerinden de konuyla ilgili teklifler geldiğini, bu görüşlerden de yararlanacaklarını söyledi.

Mehmet Ali Şahin, AB süreciyle ilgili yapılması gereken yasal reformların da devam ettiğini belirterek, Adalet Bakanlığı olarak AB süreciyle ilgili milletlerarası hukuk alanında Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu bir yasanın geçtiğimiz hafta Meclisten geçtiğini kaydetti.

Tanık Koruma Kanun Tasarısı'nın görüşülmeye başlandığını ve Meclisinçalışma takvimi içinde ilk ele alınacak yasa tasarısı olduğunu ifadee den Şahin, Türk Ticaret Kanunu'nun TBMM Adalet Komisyonunda olduğunu, Borçlar Kanunu ile ilgili çalışmaların ise bittiğini söyledi.

Bir önceki hükümet döneminde Borçlar Kanunu'nun Bakanlar Kuruluna sevkedildiğini, ancak bazı eleştiriler üzerine, bu kanunda yeni önerileristikametinde tekrar düzenleme yapıldığını anlatan Şahin, Borçlar Kanunu'nun yeni halinin perşembe günü Başbakanlığa sevk edildiğini kaydetti.

Adalet Bakanlığının AB ile ilgili doğrudan yapmak ve diğer kurum vekuruluşla birlikte hazırlamak durumunda olduğu 29 temel yasa değişikliğibulunduğunu dile getiren Şahin, bu yasa değişikliklerinden önemli birbölümünün Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanması gerektiğini,bazılarına da bakanlığının hukuk yönünden katkı yapacağını belirtti. Şahin,"Müzakere sürecinin yavaşladığı iddialarına katılmıyorum. Araya seçimgirdi. Eleştiri yaparken bunları gözönünde bulundurmak gerekir. En çok Adalet Bakanlığının tasarılarının Meclis gündeminde olduğunugörüyorsunuz" diye konuştu.