il Başkanlarına seslenen Erdoğan, Demokratik açılım sürecinin önemine işaret ederek, "'statüko devam etsin' demek, ölümlere, çatışmalara, yıkıma, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ortak olmak demektir' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele konusunda varolan statükonun değiştirilmesi için mücadele ettiklerini belirterek, 'Statükonun devam etmesi demek, daha fazla şehit demektir, daha fazla ölüm demektir, daha fazla kan ve daha fazla yüreği parçalanmış anne demektir. Açık söylüyorum, 'statüko devam etsin' demek, ölümlere, çatışmalara, yıkıma, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ortak olmak demektir' dedi.
Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hükümet olarak ayrımcı bir dil kullanmadıklarına, gerilimlere kapı aralayan bir üsluba asla tenezzül etmediklerine işaret ederek her zaman yapıcı, tutarlı olmaya, tutabilecekleri sözler vermeye, verdikleri sözleri tutmaya gayret gösterdiklerini dile getirdi.
ANALAR AĞLASIN DEMEK VİCDANSIZLIKTIR
Erdoğan, yıllardır çözülemeyen meselelere neşter vurmak için, ihmal edilmiş, ötelenmiş sorunları çözmek, asgariye indirmek için cesur bir adım attıklarını söyledi. Erdoğan, bu sorunların ' böyle gelmiş, böyle gider' mantığıyla çözülemeyeceğini dile getirerek, "Statükonun devam etmesi demek, daha fazla şehit demektir, daha fazla ölüm demektir, daha fazla kan ve daha fazla yüreği parçalanmış anne demektir. Açık söylüyorum 'statüko devam etsin' demek, ölümlere, çatışmalara, yıkıma, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ortak olmak demektir. Ne diyorlar 'bırakın anneler ağlasın', bunu demek vicdansızlıktır. 'Anneler tabii ki ağlayacak' demek merhametsizliktir" diye konuştu.
BAHÇELİ TÜRKEŞ'İN ÇOK GERİSİNDE
Erdoğan, 'Merhum Alparslan Türkeş'in hoşgörülü yapıcı birleştirici tutumu hatırlatıldığında, sayın Bahçeli öfkeleniyor, hop oturuyor hop kalkıyor. Merhum Alparslan Türkeş'in meseleye ilişkin yıllar önce dile getirdiği tespitler, bugün mirasçılarının tutum ve davranışlarından fersah fersah ileridedir, özgürlükçüdür, açılımcıdır' dedi.
AMAN ÇOCUKLAR DUYMASIN
TBMM'deki açılım oturumunda CHP ve MHP liderlerinin ve milletvekillerinin kullandığı ifadelerin tekrar etmeye terbiyesinin müsaade etmediğini belirterek, "Bizi izleyen tüm vatandaşlarıma da samimi bir ricada bulunuyorum. Lütfen bu liderler konuşurken, çocuklarınızı televizyon başından uzaklaştırın, lütfen. Lütfen bu öfkeyi, bu nefreti, bu seviyesiz üslubu görmesinler. Ağza alınamayacak kelimelerin meclis kürsüsünden pervasızca serdedildiğini, lütfen çocuklarımız duymasınlar' dedi.
BAYKAL SABAH AYRI AKŞAM AYRI
Erdoğan, SHP'nin 1990 Raporu, CHP'nin 1996 Tunceli Raporu ve CHP'nin 1999 Doğu Güneydoğu Raporu'nun kendilerinin bugün kabul edemeyecekleri önerileri dile getirdiğini kaydetti. 'Sayın Baykal'ın akşam yatarken söylediği ile sabah kalktığında söylediği asla birbirini tutmaz, öyle birisi, aynen böyle birisi' diyen Erdoğan, "Sayın Baykal'ın imza attığı Kürt raporlaında açık sçik belirtilirken, şimdi çıkıyor dil konusunda yapılanları bölücülük olarak değerlendiriyonr Bu bir gaflettir'dedi
Hepimiz evladı Kerbelayız
Zaman zaman duygulu anların yaşandığı konuşmasında Başbakan Erdoğan, "İster Alevi olsun, ister Sünni olsun biz hepimiz Kerbela faciasını dinleyerek, Peygamberin torunlarının nasıl susuzluğa mahkum edildiğini, nasıl katledildiklerini, sahranın ortasında nasıl zulme maruz kaldıklarını okuyarak büyüdük. İnsan sevgimiz bu ibret dolu anın tekrar tekrar anlatılmasıyla şekillendi. Cinayetin, öldürmenin, insana zulmetmenin ne derece feci olduğunu Kerbela örneği üzerinden belleğimize yerleştirdik. 'Evladı Kerbelayız, bu hatadır, günahtır, zulumdür, ayıptır' diyenlere yapılan Kerbela muamelesini onaylar şekilde Meclis kürsüsüne taşımak millet sevgisiyle insan sevgisiyle nasıl bağdaşır?'diye konuştu.
Ülkemizin huzuruna kastediliyor
Muhalefet partilerinin demokratik açılım sürecine bakışını eleştiren Erdoğan, "ihanet, hıyanet ve terörle işbirliği" gibi sözcüklerin kullanılmasına sert tepki gösterdi. Erdoğan, 'Müzakere gibi, mütareke gibi kavramları dillerine dolayanlar, tam bir gözü dönmüşlük içinde ülkemizin huzuruna kastediyorlar. Allah aşkına soruyorum, bir şehit annesini 13 Kasımda çok önemli bir meselenin görüşüldüğü TBMM'ye getirmek, oradan ona slogan attırmak provokasyon değil de nedir? Gençleri alıp, ellerinden tutup, izleyici tribününe getirmek suretiyle, orada slogan atmak, alkış her şey yasak olduğu halde, onlara oradan slogan attırmak soruyorum, bir provokasyon değil de nedir?" diye konuştu.