Tiroid bezi öyle böyle değil, tüm vücudun işleyişinde ciddi bir payı var. Bu nedenle tiroid bezi hastalıkları, insan vücudunun tümünü kolaylıkla etkileyebildiği için büyük önem taşıyor. Tiroid bezi 'Guatr Hastalığı", 'Tiroid İltihaplanması' ve 'Tiroid Kanseri' olmak üzere 3 ana hastalık grubundan sorumlu bulunuyor. Alman Hastanesi İç Hastalıkları, Endokrinoloji, Metabolizma ve Beslenme Uzmanlarından Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, tiroid bezi hastalıklarıyla ilgili en çok merak edilen soruları cevapladı:

Tiroid bezi nerededir?

Tiroid bezi boynun ön kısmında deri altında ve nefes borusunun önündedir. Derinden yüzeye doğru uzayarak en derinde boyun omuz kemikleri, onların önünde yemek borusu, yemek borusu önünde soluk borusu, onun önünde tiroid vardır.

Tiroid bezinin büyüklüğü ne kadardır?

Organizmanın bütün hücrelerine ve organ sistemlerine etki eden tiroid bezinin büyüklüğü 4x2x1,5 cm boyutlarındadır. Normal guatrlarda tiroid bezinin büyüklüğü 20 gramı geçmez. 20 gramı ne kadar geçerse, o oranda bir guatr varlığından söz edilir.

Guatr ile tiroid aynı şeyler midir?

Hayır. Tiroid bezi, hormon salgılayan organın adıdır. Bu organın hastalık nedeniyle büyümesinin adı ise guatr'dır.

Tiroid nodülü, hipertroidi, tiroid kanseri gibi terimleri sıkça duyuyoruz. Guatr, büyümenin adı ise, diğer terimler neyi anlatıyor?

Bu terimlerin fazlalığı başka organlar için de söz konusudur. Örneğin; bronşit, zatürree ve akciğer kanseri ayrı ayrı hastalıklardır. Guatr 'tiroid büyümesinin adıdır'. Tiroid aynı kıvamda büyürse buna 'tiroid hiperplazisi' adı verilmektedir. Tiroid nodülü ise, tiroid bezinin içinde 'düğüm' şeklinde bir veya birkaç sert oluşuma verilen adlardır. Nodül varsa guatrın adı 'nodüllü guatr' veya 'nodüler guatr' olur. Hipertiroidi ise, tiroidin fazla çalışmasına verilen isimdir. Tiroid bezinin yetersiz çalışmasına da 'hipertiroidi' adı verilir. Tiroid bezinde hem yapısal, hem de işlevsel hastalık biraraya gelebilir.

Demek ki 'guatr' demekle sadece büyüklükten bahsedilmiş oluyor. Asıl teşhis için bazı testlerin mi yapılması gerekir?

Evet, teşhis için yapılacak testler önce boyun bölgesinin gözle ve elle muayenesi ile başlar. Bu şekilde muayene ile ya 'guatr yoktur' denilir, veya birinci, ikinci, üçüncü derece gibi çeşitli basamaklara ayrılan tiroid büyümesinden söz edilir. Elle muayenede nodüller ele gelebilir. Gelmiyorsa nodülün hiç olmadığı söylenemez. Çünkü, 1 cm'nin altındaki nodüller ele gelmeyebilir. Elle muayenenin ardından ultrason incelemesi yapılır.

Biyopsi yaptırmak gerekiyor

Tiroid biyopsisi zor yöntem midir?

Tiroidden parça koparılmadığı için kolay bir biyopsidir. Ultrason kontrolü altında şüpheli nodüllere girilir, enjektörün pistonu geri çekilir, nodül içindeki sıvı bu şekilde emilmiş olur.

Psikolojik nedenlerle biyopsi yaptırmaktan korkan kişilere biyopsi yaptırılması şart mıdır?

Hayır. Biyopsi yaptırmayı kesinlikle reddeden bir kişi doğrudan tiroid ameliyatını seçebilir. 'Bütün tiroid nodülerinde ameliyat yapılmalıdır' demek istemiyorum. Soğuk ve iç yapısı katı nodüllerde, bir de ılık nodüllerde kanser olma ihtimali daha fazla, iç yapısı kistik olan nodülerde ve sıcak nodüllerde kanser olma ihtimali düşüktür.

Sıcak ve soğuk nodül belirleyici

Nodüllerin katı veya kistik olduğu neden bu kadar önemlidir?

Nodülerin katı olanlarında istatistik olarak kanser bulunma veya kansere dönüşme riski 10-20 kat daha yüksektir.

Sıcak veya soğuk nodüller de ultrason ile mi ayrılıyor?

Hayır, ultrason sadece yapıyı gösterir. Tiroid sintigrafisi yapılarak nodülün fazla miktarda radyoaktif madde tuttuğu görülürse, nodül hiparktif nodül, yani 'sıcak nodül'dür. Normal derecelerde radyoaktif madde tutan nodüllere normoaktif (ılık nodül), az tutanlara ise hipoaktif nodül veya soğuk nodül adı verilir.

Nodüllerin sıcak veya soğuk olması neden önemli?

Kansere dönüşme farkları nedeniyle nodüllerin soğuk ya da sıcak olmalarına önem veriliyor. Normal aktiviteli nodüllerde, sıcak nodüllere göre daha fazla kansere dönüşme riski bulunmaktadır. Soğuk nodüller en fazla kansere dönüşen nodüllerdir. Ayrıca katı nodüller de soğuk nodüller gibi kansere dönüşme ihtimali en fazla olan nodüllerdir.