alimuratg@yahoo.com

Yeni Şafak sinema sayfası, geçen hafta sonu, yayın hayatına başlamasının üçüncü yıldönümünü kutladı.

"Kutladı" derken yanlış anlaşılmasın sakın; zenginlikle imtihan edilen kimi zamane İslâmcıları gibi Çırağan Kempinsky Otel'de havai fişekli balo falan düzenlemedik elbette. Aslında, gönül -bu boyutta olmasa bile, onca yıllık emeklerimizi kutlamak adına- arkadaşlar arasında ufak tefek bir şeyler yapmayı arzu ediyordu; fakat ekonomik konjonktür itibarıyla en alçakgönüllüsünden bir kutlama için bile uygun pozisyonda değildik ne yazık ki. Yalnızca, 4'üncü yayın yılımıza adım attığımız 23 Kasım Pazar tarihli sayfamızı hazırlarken, bu sayfanın görsel tasarımını üç uzun yıldır özveriyle yapan, her satırına âdeta çocuğu gibi titizlenen değerli yol arkadaşlarım, baskılı nüshanın grafikeri Cemre Yenibeken ve internet edisyonunda okuduğunuz o çarşaf çarşaf ekstra haberleri (böyle bir görevi olmamasına karşın, sırf benim kişisel ricam nedeniyle) haftalık bir magazin dergisinin görsel yönetmeni titizliği içinde tek tek düzenleyen yazılım uzmanımız Kürşad Çiftçi ile birlikte kalbimiz birazcık daha sevinç doluydu; hepsi hepsi o kadar...

Ülkemizi altı aydan beri kasıp kavuran ekonomik kriz yüzünden "aile bütçemizde açılan çatlakları onarmak" gibi bir öncelikle boğuştuğum için, sayfamın hazırlığında her hafta sonu hayatî desteklerini gördüğüm bu iki gönül dostuma birer dilim pasta bile armağan edemedim ne yazık ki. Yalnızca, Cemre ve küçük kızına Azerbaycan'dan getirdiğim ucuz yollu bir-iki küçük armağanı sunabildim; abartılmış titizliğimle her cumartesi akşamını kendisine zehir ettiğim Kürşad'ın payına ise ancak kupkuru bir teşekkür düştü.

Fakat, gerek Cemre, gerekse internet edisyonu tasarımcımız, her zamanki gönül zenginlikleri içinde, samimi bir tebessümle de yetinip mutlu olmasını bildiler.

Sevinçli ve gururluyduk; çünkü bu ülkenin sinemaseverlerine üç yıldan bu yana, neredeyse "yok" sayılacak maddî ve manevî imkânlar içinde nitelikli bir sinema haberciliği sunduğumuzun üçümüz de farkındaydık. Zaten, bu sütunlardaki yazılarımızın okunma oranları ve başka sitelere alıntılanma sıklığı, aynı farklılığı başkalarının da fark ettiklerinin açık birer kanıtıydı.

Ancak, yaşadığımız coşku ve heyecanın okur mektuplarına yansıması, toplam üç (evet doğru yazdım, rakamla yalnızca "3") adet kutlama mesajı şeklinde tezahür etti.

Bunlardan ilkini Bektaş Yıldız adlı bir okurumuz göndermişti. Gelen e-postada adres bilgisi olmadığı için hangi kentten gönderildiğini bilemiyorum bu güzel mesajın...

Diğer kutlama mesajı ise kısa bir süre önce "Çilek'in Dünyası" adlı sinema sitesini sizlere ayrıntılı olarak tanıttığım, kendisini klasik dönem Türk sineması üzerine araştırmalara adayan değerli meslektaşım ve kardeşim Dilek Güven Gürses'ten geldi.

Sonuncusu mesaj da Gaziantep'teki bir öğretmen okurumuzun, Nuri Polat'ın imzasını taşımaktaydı. Ki o da en az ilk ikisi kadar samimi ve dostâne bir dille yazılmıştı.

Toplam 23 yıllık çileli bir meslek hayatı...

Yeni Şafak'ta üç yıldır sayısız iç ve dış zorluğa karşın inatla sürdürülen bir sinema editörlüğü...

Bu sayfa üzerinden kitlelere aktarılan binlerce yapıcı mesaj, politik, estetik, sanatsal ve insancıl bilgi; yanısıra da özenle cevaplanan sayısız okur mektubu...

Piyasada bulunmayan filmlerin kişisel koleksiyonumdan temin edilmesinden başlayıp "Okulumuzda, vakfımızda, derneğimizde, panelimizde, arkadaşlar arasında düzenlediğimiz toplantıda gelip konuşur musunuz" ya da "Düzenlediğimiz kısa film yarışmasında jüri üyesi olur musunuz"lara ve "Dergimizde, internet sitemizde yazı yazar mısınız"lara kadar uzanan ucu bucağı belirsiz yardım çağrılarına şimdiye kadar hiç bir maddî bedel talep etmeksizin delicesine koşturup durmalar...

Ünlü ve ünsüz yüzlerce kısa ya da uzun filmci için kendini helâk etmeler, onlara elde avuçta ve beyinde ne varsa fütursuzca sunmalar; Türk kısa film sanatına ve sanatçılarına adanmış televizyon programları, bu alanda çırpınan gençleri yüceltme, onlara moral verme gayretiyle kaleme alınmış tomar tomar iltifat yazısı...

Ve sonuç itibarıyla da 3'üncü yayın yılımızda 3 adet tebrik mesajı... İkisi okurlardan, diğeri ise aynı zamanda sadık bir okurumuz da olan bir meslektaşımızdan...

Sayıları iki düzine dolayındaki "yoldaş sinema yazarı"nı falan sormayın tekrar bana... Çünkü -bazı üyeleri tarafından yeterince "entelektüel" bulunmadığımı pek iyi bildiğim- bu kitle beni günahları kadar sevmez, adımı hiç bir yazılarında anmaz ve yaptığım en hayırlı işlerde bile asla yanımda olmazlar. Bir dönem boyunca aklımı fena hâlde taktığım, duygusal bir adam olarak müthiş gücendiğim bu mesele, şimdilerde ise fazlasıyla deşifre edilip "sulh"e kavuşturulmuştur kafamda....

Ben de onlara, onların anlayacakları şekilde muamele etmekteyim nicedir...

Üzerimizdeki bütün o "erişilmezlik" ve "seçkincilik" urbalarını çıkartıp, yalnızca beynimizle masaya oturduğumuzda adına "sinema" dediğimiz o "şey"in tarihi, estetiği, felsefesi, teknolojisi ve ideolojisi üzerine adam akıllı konuşmaya başlarsak ortaya nasıl bir manzara çıkacağını hepimiz gayet iyi bilmekteyiz çünkü...

Aynı şekilde, "adamlık dini"nin farzlarından zerrece nasibini alamamış kimi muhafazakâr sinemacıların gönlümdeki ve yazılarımdaki yerleri de bellidir artık...

Velhasıl, bundan böyle herkesin "din"i de "yol"u da kendine...

Ben, yıllardır tek başıma "biz" diye çığırıp durmaktan, "köyün delisi" kimliğini taşımaktan çok yorgun düştüm artık...

Hafta boyunca posta kutuma ulaşan mesajları da görünce, "Fazla dert etme, çünkü bu yoğun toz duman içinde hiç fena sayılmaz" dedim kendi kendime, "Böylesine bir sevgisizlik çağında, okurlarından üç tane sevgi dolu mesaj alman bile çok büyük bir nimettir. Unutma, bunu bulamayan yazar arkadaşların da var!"

Beni, bunca günlük sıkıntıları içinde yine de hatırlayan ve hâlimi hatırımı sorup sayfamın yıldönümü vesilesiyle tebrik eden üç değerli okurum, Bektaş Yıldız, Dilek Güven Gürses ve Nuri Polat'a huzurlarınızda bütün kalbimle teşekkür ediyorum.

Mücevher kıymetindeki incelikleri için her üçü de sağolsunlar, varolsunlar...

ALİ MURAT GÜVEN
Yeni Şafak Gazetesi Sinema Editörü

* * *

Kutlama Mesajı-1 / "Mücadelenizi sevgi, saygı ve hayranlıkla izliyorum"

Selamünaleyküm Ali Murat Bey,

Ben el öpmeyi pek sevmem; kaldı ki sizin de sevmediğinizi düşünüyorum. Fakat, eli öpülesi biri olduğunuz konusunda hiç tereddütüm yok.

Yazılarınızı büyük bir beğeniyle okuyorum. İlkeli bir şekilde verdiğiniz mücadele, kendinize has çizginiz, duruşunuz, alanıza ilişkin bilgi ve birikiminiz gerçekten taktire şâyan...

İnanın, çabalarınız karşısında söyleyecek fazlaca bir söz bulamıyorum. Genelde medyaya, yazar-çizerlere, gündeme eleştirel bakmama rağmen, bende taktir ve tebrik duygusu uyandıran ender yazarlardansınız. Hele İslâmî kimliğinizle, bir "dâvâ bilinci" içinde, her türlü zorluğa ve psikolojik baskılara rağmen yılmadan, pes etmeden, soyadınıza yakışacak bir biçimde Rabbinize "güven"erek yolunuza samimiyetle devam etmenizi, Türkiyeli Müslümanlar olarak sadece tebrikle değil, aynı zamanda minnetle karşılamamız gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca, geçen haftaki köşe yazınızda "Kurtlar Vadisi" dizisi hakkında dile getirdiğiniz haklı eleştiriler (ki aynı diziye daha önce de bir çok defa önemli eleştiriler yöneltmiştiniz) tek kelimeyle yüreğime su serpti. Bu gibi eleştiriler yapılıp yazılmasaydı, inanın yüreğimde bir yara olarak kalırdı. Bu eleştirilerin sizin gibi yetkin bir kalemden çıkış olması ise benim için ayrı bir sevinç kaynağı olmuştur.

Üçüncü yayın yılınızı tamamlamanız vesilesiyle şahsınıza en samimi sevgi ve saygılarımı sunuyor, Cenab-ı Allah'tan sonsuz muvaffakiyetler diliyorum.

BEKTAŞ YILDIZ

* * *

Kutlama Mesajı-2 / "Nice yıllara Ali Murat ağabey..."

Yeni Şafak sinema sayfasının yeni yaşını kutlar, bizlerle daha nice yıllar boyunca o güzel fikirlerini paylaşmanı dilerim Ali Murat ağabey...

Sevgilerimle,

DİLEK GÜVEN GÜRSES


"Çilek'in Dünyası-Nostaljik Türk Sineması" Sitesi Kurucusu ve Editörü

* * *

Kutlama Mesajı-3 / "Bizlerle paylaştığınız her şey için çok teşekkürler"

Sevgili Ali Murat Ağabey,

Epeydir yazamıyordum size... Sayfanızı (daha doğrusu, sayfamızı) üç yıldır hiç eksilmeyen bir dikkat ve heyecanla takip ediyorum. Emeklerinizden, fedakârlıklarınızdan ve bizlerle paylaştığınız acı-tatlı duygulardan dolayı çok teşekkür ederim size. Rabbim bundan sonraki çalışmalarınızda yardımcınız olsun.

Daha önce sözünü ettiğiniz kitabınızın çıkmasını heyecanla bekliyorum. Şehid yönetmen Mustafa Akkad'ı anma programı gerçekten de son derece onurlu bir girişim ve günümüzde az bulunur türden bir vefâ gösterisiydi. Yanılmıyorsam, 2007 yılının en dikkati çeken kültürel etkinliklerinden biri olarak size bir de "vefâ ödülü" getirmişti o çabanız...

Bu yıl aynı programı -maddî desteksizlik nedeniyle- yapamayacak olmanıza üzüldüm; fakat doğrusunu isterseniz bu duruma öyle çok da şaşırmadım. Çünkü câmiamız maalesef diğer bir sürü güzel haslet gibi vefâ duygusunu da, infak etmeyi de unuttu. Olsun, "Sakın üzülmeyin ve gevşemeyin; gerçekten imân ediyorsanız galip gelecek olanlar sizlersiniz" buyuruyor Rabbimiz...

Allah' a emanet olunuz. Dualarımız sizinledir sevgili ağabeyim...

NURİ POLAT
Gaziantep / Öğretmen