alimuratg@yahoo.com

X-MEN / KÖKENLER: WOLVERINE'İN DOĞUŞU

(X-Men) Origins: Wolverine

Yapım Yılı ve Ülkesi: 2009, ABD-Kanada-Avustralya ortak yapımı
Türü ve Süresi: Bilim-Kurgu / Fantastik / 95 Dakika
Yönetmen: Gavin Hood
Senaristler: (Marvel Comics şirketinin 1964'den beri yayımlamakta olduğu aynı adlı çizgi roman dizisinden uyarlamayla) David Benioff ve Skip Woods
Görüntü Yönetmeni: Donald McAlpine
Özgün Müzik Bestecisi: Harry Gregson-Williams
Kurgu Yönetmenleri: Nicolas De Toth ve Megan Gill
Sanat Yönetimi Grubu: Ian Gracie (Süpervizör), Michael Diner, Brian Edmonds, Helen Jarvis, Karen Murphy, Mak Robins
Oyuncular: Hugh Jackman (Logan / Wolverine), Liev Schreiber (Victor Creed / Sabretooth), Danny Huston (William Stryker), Will i Am (John Wraith), Lynn Collins (Kayla Silverfox), Kevin Durand (Frederic J. Dukes / The Blob), Dominic Monaghan (Chris Bradley / Bolt), Taylor Kitsch (Remy Lebeau / Gambit), Daniel Henney (David North / Ajan Zero), Ryan Reynolds (Wade Wilson / Deadpool)
İthalatçı Şirket: Tiglon Film
Dağıtıcı Şirket: Tiglon Film
İçerik Uyarıları: İçerdiği şiddet ve ürkütücü fantastik öğeler nedeniyle 13 yaşından küçükler için uygun değildir.
Resmî İnternet Sitesi ve Fragmanı: www.x-menorigins.com
Yıldız Puanı: * * * ½

Kanada, 1845... Zengin bir aileye mensup, ancak hastalıklı bir çocuk olan James Logan'ın en yakın arkadaşı, evlerinin kâhyasının -tırnakları garip bir biçimde "pençe"ye benzeyen- oğlu Victor Creed'dir. Ailenin reisi Thomas Logan sınıfsal denklemlere uymayan bu arkadaşlığa içten içe karşı olsa da zayıf bünyeli oğlunu üzmemek adına pek fazla sesini çıkarmamayı yeğler.

Evlerinin üst katındaki odasında sürekli yorgan döşek yatan Logan, günlerini Victor ile koyu sohbetler yaparak geçirmektedir. Baba Thomas'ın da -oğlunun yoksul arkadaşına yönelik kinayeli sözler eşliğinde- davetsiz misafir olduğu bu sohbetlerden biri sırasında, evde ansızın korkunç olaylar yaşanmaya başlar. Genç adam, eşinin bulunduğu alt kattan gelen gürültüler üzerine oraya indiğinde, çiftlikte bir silah sesi yankılanır. Bu kez de olup biteni anlamak üzere James yatağından fırlar. Hâlsiz durumdaki küçük çocuk son bir gayretle merdivenleri indiğinde kâhyanın babasını öldürdüğünü, annesini de öldürmek üzere olduğunu dehşet içinde görür. Bu sırada akıl almaz bir olay gerçekleşir ve yaşadığı büyük öfke patlamasıyla ellerinin üzerinden kemik pençeler fışkıran kahramanımız, hastalıklı bir çocuğunkini kat be kat aşan vahşi bir güce ulaşarak katili doğrar. Son nefesini vermekte olan kâhya ise ailesini dağıttığı gibi James'e giderayak son bir darbe daha vuracak ve kulağına "onun gerçek babasının kendisi olduğunu" fısıldayacaktır. Evet; o aslında bir insan değil, bir "Wolverine"dir ve gerektiği zamanlarda ortaya çıkıveren pençeleri de bu "mutant" adamın farklı biçimde evrimleşmiş biyolojik yapısından kendisine miras olarak geçen bir tür silahtır.

Üst üste yaşadığı şokların ardından aklı iyice karışmış bir hâlde ormanda koşturan James'in yolu, en az kendisi kadar şaşkın durumdaki üvey kardeşi Victor tarafından kesilir. Durumu zor da olsa kabullenen iki çocuk "ömürleri boyunca birbirlerini koruyup kollamaya" söz verirler.

İlerleyen yıllarda bir savaştan diğerine katılıp omuz omuza mücadele veren mutant biraderler, cephelerdeki kahramanlık gösterileri sırasında babalarından kendilerine geçen özel genlerin faydalarını da gitgide daha fazla görmeye başlayacaklardır. Ancak, bu süreçte Victor hiç bir ahlâkî değer yargısına sahip olmayan, gitgide daha fazla kana susamış vahşi bir hayvana dönüşmektedir. Ölüm nedir bilmeyen, aldıkları her yara çok kısa sürede iyileşen kahramanlarımız, bu şekilde 20'nci yüzyılın ortalarına kadar sağ salim ulaşır ve nihayetinde Vietnam Savaşı'nda boy gösterirler. Deniz piyadesi Victor, zincirinden iyice boşanmış şiddet güdüsünü kendi silah arkadaşlarına yönelince, onu korumaya çalışan James ile birlikte idama mahkûm edilir. Tam da bu uzun soluklu serüvenin sonuna geldiklerini düşünürlerken, William Stryker adlı bir komutan, idam mangasının karşısına çıkmaya hazırlanan ikiliye "özgürlükleri karşılığında kendi komutası altında çalışma" teklifinde bulunacaktır. Stryker, aynen James ve Victor gibi sıra dışı güçlere sahip kişilerden oluşan özel bir ekibe komuta etmektedir.

İlk görevlerinde dünya dışından gelen "adamantium" elementini ararken devlet yetkililerinin yerlilere yaptıkları zulme katlanamayan James, sarsılmaz bir sadâkatle bağlı olduğu kardeşini geride bırakarak ortadan kaybolur. Kanada'nın Rocky dağlarında kerestecilik işiyle uğraştığı yepyeni bir hayat kuran adamımız, diğer yandan da travmatik geçmişini unutmaya çabalamaktadır.

İlk kez gerçek sevgiyi bulduğu kız arkadaşı Kayla ile son derece sakin ve dingin bir hayat sürmeye başlayan James'in bu huzurlu atmosferi, kendisini yüzüstü bıraktığı için ona düşman kesilen üvey kardeşi Victor ya da namıdiğer "Sabretooth"un ansızın ortaya çıkışıyla birlikte yerini tekrar kâbusa bırakacaktır. Kayla'nın Victor tarafından katledilmesi nedeniyle kalbi intikam duygularıyla dolan James, "Weapon X" adlı çok gizli bir programa katılır; böylelikle yolu eski komutanı Stryker ile bir kez daha kesişir. Kendisini yenilmez hâle getirecek adamantium metalinin vücuduna enjekte edilmesiyle de Wolverine'in intikam süreci başlar.

SERİNİN EN POPÜLER KARAKTERİ

"Wolverine" karakteri, Marvel Comics şirketi tarafından 1964 yılında yayımlanmaya başlanan "X-Men" çizgi roman kitaplarının kahramanlar galerisine ilk kez 1975'de katılmış ve o tarihten sonra da serinin en sevilen, en karizmatik figürlerinden birine dönüşmüştü.

Gerek içerdiği karakter çeşitliliği, gerekse kurduğu fantastik evrenin baş döndürücü görselliğiyle yıllar yılı beyazperdeye uyarlanması en meşakkatli çizgi romanlar arasında kabul edilip yapımcılar tarafından yanına pek fazla yanaşılmayan "X-Men", yıllarca süren ön hazırlığın ardından 2000'lerin başında Bryan Singer eliyle ilk kez uzun metrajlı bir filme dönüştürüldüğünde, serinin fanatikleri de tam anlamıyla çılgına dönmüşlerdi. Henüz 30 yaşındayken çektiği "Olağan Şüpheliler" (1995) adlı, baştan sona yüksek zekâ ürünü polisiye başyapıtıyla Hollywood'da genç yaşta büyük bir sükse yapan Singer, anılan filmin getirdiği saygınlıkla "X-Men" gibi riskli bir projeyi fazla zorlanmadan söküp almış ve bunu da yüzüne gözüne bulaştırmadan gayet tatminkâr bir sinemasal gösteriye dönüştürmüştü.

"X-Men" fanatiklerinin sonuçtan duyduğu memnuniyeti gören yapımcılar, 2003'deki devam bölümü "X2"yi de yine Singer'a teslim ettiler. Bu film ilkinden çok daha büyük bir beğeniyle karşılanırken, Singer da sektördeki konumunu iyice perçinleyecekti.

Ve nihayet, 2006 yılında, seriyi tamamlamak üzere, bu devâsâ projenin üçüncü ve son halkası "X-Men: Son Mücadele" için düğmeyle basıldığında, yapımcılar öyküye noktayı koyma şerefini yine Singer'a teklif ettiler. Ancak, sanatçı o sıralar bir başka gişe canavarı film, "Süpermen Dönüyor" için sözleşme imzalamış olduğundan, final öyküsünü çekmek Brett Ratner'e nasip oluyordu.

Yapımcılar, o tarihte 37 yaşında olan Ratner'in hiç de fena sayılamayacak yorumuyla tamamlanan bu üçlemenin hemen ardından, "altın yumurtlayan tavuğu daha fazla nasıl yaşatacaklarının" arayışına girdiler. Sonuçta, sinema-TV tarihinin dibine kadar tüketilmiş pek çok öyküsü gibi "X-Men" için de bir "origins / olayların geçmişine dönüş" bölümü çekme fikri ortaya çıktı. Ki ilk kez 2000'lerin başlarında bilim-kurgu gurusu George Lucas'ın "Yıldız Savaşları"nda uyguladığı bu konsepte, son olarak efsanevî "Uzay Yolu" dizisine yeni bir soluk getirmek üzere dahi yapımcı-yönetmen J.J. Abrams tarafından başvurulduğunu hatırlayacaksınız. Artık epeyce eskimiş bir fantastik serüveni tepeden tırnağa silkeleyip gençleştirme yönündeki bu çabanın sonuçlarını da önümüzdeki haftalarda görme fırsatı bulacağız.

"X-Men" serisinin beyazperdeye uyarlanışının 9'uncu yılında karşımıza çıkan Gavin Hood imzalı "X-Men / Kökenler: Wolverine'in Doğuşu" ise bu yöndeki girişimlerin bir diğer parlak örneğini oluşturuyor.

YORGUNLUK EMARELERİ TAŞIMAYAN BİR DEVAM FİLMİ

Sinema filmlerinin devam bölümleri, öyküyü canlandırma adına her ne yapılırsa yapılsın mutlaka belli bir yorgunluk içerir ve damakta ilk kuşak anlatıların tadını bırakmaz. Ancak, "X-Men"leri hiç bir zaman en gözde çizgi roman kahramanları arasında saymamış bir sinemasever ve de çizgi roman tutkunu olarak, Hood'un çektiği bu dördüncü kordelanın bende ilginç bir biçimde "serinin en şık bölümü" hissini uyandırdığını itiraf etmek durumundayım. "X-Men" evreninin en kendine münhasır şahsiyetlerinden biri olan Wolverine'in nereden gelip nereye gittiğini etraflıca öğrenme fırsatı bulduğumuz dördüncü serüvenin, dur-durak bilmeksizin soluksuzca akıp giden aksiyonu, zaman zaman destansı bir görünüme bürünen anlatımı, yanısıra da baş kahramanın her türlü maharet ve hiddetinin kaynağını yerli yerine oturtan sağlam senaryosuyla, bir devam filminin karşısındaki en büyük tehlike olan "bıkkınlık verme" duygusunu kesinlikle bertaraf ettiğini söyleyebiliriz. Nitekim, filmin yalnızca benim gibi "X-Men" külliyatına şöyle-böyle ilgi duyan kişiler tarafından değil, hasta takipçiler tarafından da beğenilmiş olması bunun en önemli kanıtı...

Wolverine'i çözümleyen bu bölümün açtığı yeni damardan, ilerleyen yıllarda diğer kahramanların evveliyatına odaklanan bambaşka devam filmlerinin geleceğini görmek içinse kâhin olmaya hiç gerek yok. Görünen o ki her kahramanın ayrı ayrı CV'si, serinin yapımcılarını da hayranlarını da daha uzunca bir süre meşgul etmeye yetecek.

Bilim-kurgu ve fantastik serüven sinemasına meraklı olanların -"X-Men" cemaatini çok ayrıntılı tanımasalar bile- yine de büyük bir keyifle izleyecekleri, özellikle temposu ve özel efektleri itibarıyla göz kamaştırıcı bir yapıt...