Ensest ilişki

Birkaç yıl önceydi. Tatilimi geçirdiğim Türkiye'nin batı illerinden birinde, yenilenen jandarma karakol binasının açılışında karşıma çıkan bir beyefendi, kendisini o ilin cumhuriyet savcısı olarak tanıttı. Ardından, "Biliyorum, üniversitede sosyolojisi bölümündesiniz. Önümüzdeki günlerde vaktiniz olursa gelin hem bir çayımızı için, hem de hasbihal ederiz" dedi.

Samimi bir davetti. Birkaç gün sonra yanına gittim.

Çaylarımızı yudumlarken, masasının kenarında bir yığın halinde duran dosyaları gösterdi ve "bunlar ne biliyor musunuz?" dedi. Neticede bir savcının odasındaydık. "Herhalde dava dosyalarıdır" dedim. "Orası elbette doğru ama, bunların birçoğu ensest ilişki dosyası" dedi. Ardından, "Sizi sohbete onun için davet ettim. Madem ki sosyoloji bölümündesiniz, bu memleket nereye gidiyor, hele bir anlatın?" dedi.

'Ensest' kelimesini ilk defa duymuş olabilecekler için kısa bir hatırlatma yapalım. Ensest ilişki; hem dinen, hem de yasal olarak evlenmelerine mani olacak kadar yakın akrabalık bağı olan, yani birbirine nikah düşmeyen kişilerin birbiri ile ilişkiye girmesi demek.

Önce savcı durumu uzun uzun anlattı. Aile içi zinanın ne kadar çok yaygınlaştığına dair örnekler verdi. Tespit edebildiği nedenlerini izah etti. Sözlerine şunu da ilave etti: "Bu civardaki köylerden birinde zihinsel engelli insan sayısının fazlalılığı dikkatimizi çekti. Konuyu az araştırdığımızda, o yörede halk arasında esrar otu olarak da bilinen kenevir ekildiğini tespit ettik. Merkezi sinir sistemine etki eden, yatıştırıcı ve uyuşturucu etkisi olan bu bitki ile uğraşan kişilerin bundan etkilendiklerini, bu haldeyken kimin kiminle yattığının belli olmamasından kaynaklanan nedenlerle aile içi zinadan olma çok sayıda doğum gerçekleştiğini gördük. DNA tespitleri de bunu doğruladı" dedi.

Sanılmasın ki bu sorun, Türkiye'nin daha Batılı ve görece olarak daha az muhafazakar gibi algılanan bölgelerinde daha sıkça karşılaşılan çarpık bir ilişki türü. Öyle bir peşin hüküm sahibi iseniz kanaatlerinizi gözden geçirmenizi öneririm.

Bir yıl önce, geçtiğimiz yılın Ekim ayı başında Hakkari Üniversitesi tarafından düzenlenen 'Kürt Kadın Kongresi'nde, Güneydoğu'da yaşayan kadınların maruz kaldığı cinsel istismarlarla ilgili çarpıcı açıklamalar yapılmıştı. Kadın Merkezi (KAMER) Başkanı Nebahat Akkoç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da her dört evden birinde kadın ya da kızların ensest ilişkiyle cinsel istismara maruz kaldığını aktarmıştı. Akkoç, "Bize başvuran yaklaşık 50 bin kadının yüzde 25'i aile içinde ensest ilişkiye maruz kalıyor. Bunun bir tabu olarak kabul edilmesinden dolayı şimdiye kadar bu dillendirilmedi" demişti. Ürpertici rakamlar bunlar.

Güneydoğu'ya ait verilen rakamlar gerçeği ne ölçüde yansıtıyor bilemem. Fakat konuyu buraya taşımaya karar verdiğimde ve memlekette neler olup bitiyor diye bir araştırma yaptığımda, giderek yaygınlaşan kronik bir sorun haline geldiğini de gördüm.

Türkiye Büyük Millet Meclis'inin 22. Dönem çalışmaları sırasında okullarda artma eğilimi gösteren şiddet olaylarını araştırmak üzere 'Okullarda Şiddet Araştırma Komisyonu' kurulmuştu. Komisyona bilgi veren hâkimler, milletvekillerini şoke eden açıklamalar yapmışlardı. Komisyon tutanaklarına göre Ankara 2. Çocuk Mahkemesi Hakimi Gökten Koçoğlu şunları aktarmıştı:

"Bugünlerde tesadüf müdür bilmiyorum, peş peşe geldiği için beni gerçekten etkiledi; aile içi cinsel ilişkiden kaynaklanan sıkıntılar çok arttı. Bu porno CD'lerin açıkça satılması, internette porno bölümlerine rahatlıkla girilmesinin etkili olduğunu da düşünüyorum. Sadece son bir ayda ensest ilişki ile ilgili önüme üç dava geldi."

Aileler kendi yakın çevrelerinde, birer izleyicisi olarak reytinglerinin tavan yapmasına neden oldukları dizi ve programların vermeye çalıştığı mesaja uygun cinsel bir sapma ile karşılaştıklarında, "bu durum nasıl oldu da başımıza geldi?" demeye hakları var mı?

Nitekim Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Ensest ilişkiyi anlatan diziler seyreden anne-babaların, çocukları da böyle bir ilişki içine girmeleri durumunda şikâyet etmek için pek de haklı nedenlerini kalmadığını" söylüyor.

Geçtiğimiz günlerde çok sayıda izleyiciye ulaşan bir evlilik programında ensest ilişki itirafı olmuştu. Bir yandan eşcinsellik gibi kimi çarpık ilişkileri cinsel tercih olarak sunmayı demokratlık sayarken, öbür yandan sadece diğer cinsel sapmaları eleştiriye konu etmek, toplumsal yozlaşmalara karşı bir duyarlılık sergilendiği anlamına gelmez. Cinsel anlamda her türlü sapma, bir çarpıklık, bir bozulmadır.

Ensest ilişki içinde olan bireyler çoğunlukla bunu gizleme eğilimindedirler. Bu durum, ensest ilişkideki istismarın boyutlarının tahmin edilenin de ötesinde olabileceği gerçeğini ortaya koymaktadır.

Hükümet'in, kamuoyunda 'Kırmızı Kitap' olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ni güncelleme yönünde çalışmalar yaptığı ifade ediliyor. Eğer bu kitapta 'Toplumun Temelini Oluşturan Aileye Yönelik Tehditler' başlıklı bir bölüm açılmazsa, ülkenin sınırlarını koruyacak güvenlik tedbirleri alınsa da, toplumun içten çökmesinin önü asla kesilememiş olacaktır. Devlet bu meseleye daha ciddi el atmalı.

Bizden söylemesi.