Ağaç isyanı değil, park isyanı değil, iç politik isyan da değil. Demokrasi, özgürlük ayaklanması, hak-hukuk meselesi de değil. Bir başka harita var önümüzde. Küresel ekonomik krizi hala anlamamış olanların, krizin ne tür güç kaymalarına yol açtığını göremeyenlerin, dünyanın efendileri çökerken zinde güçlerin öne çıkmasını algılayamayanların Türkiye''de olup bitenleri anlaması da mümkün değil.Eski Dünya intikam alıyor. Yakın coğrafyayı parçalara ayıran imparatorluk güçleri intikam alıyor. Türkiye''yi yüz yıl Anadolu''ya hapsedenler intikam alıyor. 21. yüzyılı kaybedenler, kazananlardan intikam alıyor. Küresel ekonomiyi yönetirken bu gücü ka...
Ülkemizin kritik bir süreçten geçtiği bir dönemde Çankaya Köşkü''ndeydik.''Büyük Selçuklu Mirası''nı anlatan bir sunumu izledik.Bir yanda medeniyetler inşa etmiş bir millet, öbür tarafta şehirlerini tahrip eden vandallık.Çankaya Köşkü''nde, Orta Asya bozkırlarından akıp gelen bir milletin inşa ettiği medeniyet şaheserleri anlatılırken, diğer yandan da, ''duran adam'' eylemlerini izliyordum.Tam Türkiye dedim.Bir yanda değişime karşı direnen bir zihniyet, öbür yandan değişimi sürükleyen bir medeniyet inşası.Türkiye hep bu iki zihniyetin kavgasına tanık oldu.Program bitti, resepsiyon salonuna geçtik.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül''le, Gezi e...
Edebiyat tarihimizde ''şiir öldü'' sözü ara-sıra temcit pilavı gibi ortaya atılır, bir süre etrafında kısır tartışmalar yapılır (galiba şimdi de oluyor) sonra unutulur giderdi. Sebebi eski şairlerin yenilerden memnun olmayışları. Eh, yeniler de ''onların devri geçti'' diyor. Anlaşılır bir şey.Ben başka bir şey söylüyorum. Şöyle ki:Bizim kültürümüz şiir üzerine kuruludur. Destanlar manzumdur kopuzla çalınıp söylenir. Bazı menakıplar da böyledir. Biz ''uzun söz''den hoşlanmayız, mısra-i berceste bize yeter (Kısa kes Aydın havası olsun). Şiir etkili, güzel, âhenkli, özlü ve kısadır. Ezberlenir. Bazı hikmetli beyitler çerçevelenip duvara asılır...
Aslında herşey planlandığı gibi gitmişti; Nadide Turizm''in Genel Müdürü Bülent Deniz, öz meselesi Kudüs sevgisi ve bilinci kazandırmak olan bu ziyarette her şeyi yerli yerince yapmış, her sözü gereğince söylemişti.Evet, herşey güzel gitmişti…Ta ki, Kıble Mescidi''ndeki o son akşam namazına kadar… Akşam namazından sonra ne oldu?Yahudilerin kuşatması altındaki bir bölgede bulunmanın gerilimiyle yüklü olsak da, Yahudilerin olası nobranlıklarına, keyfiliklerine karşı zihnen tedbirli olarak yola çıkmaya hazırdık; sayılı gün çabuk bitmişti; adı Kudüs olan himmet diyarından başarabildiğimiz oranda beslenmiş, birer Kudüs Muhafızı, kutlu isimleri...
Toplumsal ve sosyal olayları açıklamak için pek çok araç kullanılabilir. Bu olaylar, toplumdaki içsel dinamikler kadar dışsal etkiler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Şu da bir gerçek ki, hangi olay olursa olsun nedeni tek değildir, aynı anda birden çok dinamik devrededir. Gezi olaylarına hükümetin bakışı büyük ölçüde dış dinamiklerin ve onların içerdeki uzantılarının yol açtığı şeklinde. Şunu kabul edelim, özellikle Başbakan Erdoğan''ı bireysel hedef yapan sloganlar, sembolik olarak Ankara ve İstanbul''da Başbakanlık binalarının hedef alınması, kamu mallarına verilen zararlar barışçıl bir eylemin çok uzağındadır. Bunlar hakkında hukuk sınırla...
Şüphesiz ki bizleri en çok ilgilendiren grup, çok şey beklediğimiz 1993-1994 doğumlu jenerasyonumuzun oluşturduğu U20 milli takımımızın bulun-duğu C grubu. Kolombiya ve Türkiye, rakip-leri El Salvador ve Avustralya''ya nispeten daha önde görünüyor. Avustralya''nın kıta futbolundaki rakiplerinin sınırlı güçleri, El Salvador''un sporu geliştirmek adına yaptığı çalışmaların yeni yeni sonuç vermesi, bu iki ülkenin uluslararası alanda daha zayıf bir görüntü çizmelerine sebep oluyor. Turnu-vaya U20 Güney Amerika şampiyo-nu ünva-nıyla gelen Kolom-biya, üst seviyede hatırı sayılır futbolcuya sahip olan ev sahibi Türkiye''nin bu gruptan çıkması beklen...
Saflaşma kesif seyrediyor. Saflaşma siyasi iktidardan, muhalefetten gelen meydan okumalarla, AP''den BM''ye kadar uzanan rüzgarlarla, polisin ölçüsüz görünürlülüğü ve tedbirleriyle, meydanlardaki gençlerle, kemalist grupların isyan ile siyasallaşma arasında gidip gelen ruh halleriyle artıyor... Tehlike, meselenin kimin haklı kimin haksız olduğunun ötesine doğru ilerlemesidir.Yangın ortada. Kutuplaşma öyle sert ki, her eğilim, her kesim tek faktörle açıklıyor, yangına tek açıdan bakıyor, tek açıdan müdahale etmek istiyor. Bu da yangını biraz daha azdırıyor. Zira yangının birçok nedeni, birbirini etkileyen pek çok farklı odası var.Siyasi i...
Diyorlar ki 28 Şubat''ın mazlumları zalim olmuşlar, yaşadıklarının aynısını şimdi başkalarına yapıyorlar.Bu içli argüman karşısında, başörtülü kadınların seçilme hakkının nihayet tanındığı,Bazı üniversitelerle, kamu ve özel sektörde çalışma hayatından başörtülülerin dışlanmadığı,Salih Mirzabeyoğlu''nun şahsında mütecessim hale gelen hukuksuzlukların sürgit devam etmediği bir ülkede yaşadığımız intibaına kapılmamak imkânsız...28 Şubat darbesi, hayat tarzı farklılıklarını bir fay hattı olarak kuran, ''kara kamu''yu korunaklı bir alana çevirerek, mütedeyyin kesimi buralardan itinayla ''temizleyen'' istisnai özelliklere sahipti. ''Devlette d...
Hayatımıza giren her yeni teknolojinin bize sunduğu imkânları bir nefeste sayabiliriz.Bizden aldıklarına dair bir bahis açacak olsak aynı hızda gelmeyecektir cevaplar.Gelenler ile hayatımızın kolaylaştığını zannediyoruz. Zannetmek ne buna canı gönülden inanıyoruz.Esasında yapmakta olduğumuz bir değiş-tokuş.Teknolojinin bize verdiklerine karşılık, bizdekileri teknolojinin son sistem aletlerine veriyoruz. Aklımızı veriyoruz akıllı oluyorlar. Böylece idrakimiz yavaşlıyor, aklımız durgunlaşıyor hislerimiz köreliyor.Dijital teknoloji ile birlikte bütünlük duygumuzu kaybettik.Artık küresel aktörler için insanları yönetmek çok daha kolay. Çü...
Gezi Parkı olayları ile birlikte toplumsal yapımız ve siyasi dokumuz biraz örselendi. Konuyla ilgili siyasiler, akademisyenler, iş adamları ve vatandaşlarımız çeşitli yorumlar yaptılar. Olaylarla ilgili hemen herkesin ve her kesimin haklı olduğu noktalar var. Artık bu olayları kaşımak yerine sağlıklı tahliller yapmak gerekir.Daha önceki yazılarımda geniş bir sosyolojik analiz yapmıştım. Bu analizlere ilave olarak çok önemli bir noktanın altını çizmek isterim:Gezi Parkında başlayan olaylara Batılılar neden bu denli destek verdiler. Batılı iş adamları, gazeteciler ve siyasiler yaşananlara haddinden fazla ilgi gösterdiler. Neredeyse olayları ç...
Salı akşamı Başbakan Erdoğan''la 1.5 saat görüşen TÜSİAD Başkanı''nın açıklamaları Türk ekonomisinin Gezi testinden geçtiğinin de sözlü ifadesi oldu.Dernek olarak ekonomiyle ilgili kaygılarının olmadığını vurgulayan Başkan Muharrem Yılmaz, ekonomide sağlanan itibarın aynı şekilde ülkenin toplumsal yaşamında ve demokrasisinde sağlanması için eksikleri varsa bu konuda da gereken adımların atılmasıyla ilgili görüşlerini ifade ettiklerini açıkladı.Para piyasalarında dalgalanma da Merkez Bankası''nın operasyonuyla kısa sürdü.İçerisi toz duman olduğu için eğri ile doğrular birbirine karıştı. Bize dışarıdan bakan sağduyu sahibi uzman ve akadem...
Ey CHP'li sazan kardeşlerim, hala anlamadınız mı; 'Duran Adam' eylemi AKP karşıtı bir eylem değildir.Bir tuzaktır bu!AK Parti tuzağı.Çünkü bu eylemi tam 46 gün önce seçim kampanyası olarak bizzat AKP'nin tasarladığını kesin olarak biliyorum. (Hiç kusura bakmayın, nerde nasıl hangi reklamcılarla tasarladıklarını söyleyecek değilim.) AK Partililer 'Duran Adam' eylemini seçimlerden hemen önce devreye sokacaklardı ama Gezi Parkı olayları bunu öne aldı.Sizin anlayacağınız Gezi Parkı'nı fırsata çevirdiler. Maksatları tek: Kemal Kılıçdaroğlu'nu 'Duran Adam' olmaya zorlamak!**Öncelikle Türkiye genelinde 'Duran Adam' eylemine katılacak insanl...
Taksim olayları başladığından bu yana madalyonun bir yüzünde çevre hassasiyeti, diğer yüzünde hükümeti devirmeye çalışan statüko bloğunun tertipleri olduğunu vurguluyoruz. Bir grup eylemcinin arkasına sığınarak siyaset yapan Kemal Kılıçdaroğlu ve yoldaşları bu masum ve meşru duyarlılığın üzerine kaçak bina inşa etmeye soyundular. Çözüm süreci ve yeni anayasa ile kritik bir aşamaya gelen demokratikleşme süreci, statüko cephesinin kimyasını bozdu. Bizim bu yaklaşımımızı hayali ve komplocu bulan 'demokrat' kalemler, Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşmasını iyi okumalılar. 12 Eylül referandumu bu ülkenin demokratikleşmesi için çok kritik bir eşiktir ...
Selçuklu ve Osmanlıyla yaşıt insan yoktur, fakat ağaç vardır diye yazmıştık. Olgunluk çağını yaşayan bu ağaçlara, 'anıt ağaç' deniliyor. 21 Temmuz 1983 tarihli ve 2863 sayılı kanunla koruma altındalar. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu. Öte yandan, kanunlarla hiçbir şeyi koruyamazsınız, insanın içinde olacak. Sözgelimi, Şehzadebaşı Camii'ndeki beş yahut altı çınarın, restorasyon çalışmaları sırasında ve aynı anda kuruması, tesadüf olamaz. Üstelik, büyükşehir belediyesinin tam karşısında! Hatırlatalım: Kaybolan yahut kırılan taşları yerine koyabilirsiniz, fakat anıt ağaçları koyamazsınız.İstanbul'un anıt ağaç bakımından bir hayli z...
Endişeliyim. Şiddet ve öfke tırmanıyor. Hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük artıyor. ''Biz ve onlar'' ayrımı yapanların sayısı artıyor. Bu atmosferde nefes almak zor. İzninizle ben bugün şiire sığınıyorum. Çocukken annem öğle uykularından önce kardeşimle bana şiir okurdu. Çoğu halen ezberimde. Cahit Külebi''nin ''Kuşun Hikayesi'' adlı şiiri de onlardan biri. Yeniden okudum, farklı olana, ''garip kuşlar''a karşı korku ve öfke duyan çocuklar hayal ettim; insan olmak üzerine, hakkaniyet, merhamet, diğergamlık üzerine düşündüm ve paylaşmak istedim. Evin önünde hark vardı, Harkın önünde alçacık köprü, Köprünün üstündeki çocuklar Hayalet gibi bir ku...
Son bir ay içinde yaşananlar doğal bir akademi, bir saha çalışması gibiydi. Genç arkadaşların iyi niyetli, çevreci mesajları, duyarlılıkları ile başlayan ve hemen sertliğe dönüşen başka mesaj ve taleplere giden yolda neler öğrenilmedi ki;Taksim dayanışmasının, Taksim dayatması olduğunuBeyaz Türk burjuvazisinin kendisine sadık ve hizmetkâr olan, sendika, sivil toplum, akademik çevre ve siyasilerin eski gücünü kaybettiklerini, başka ilişkilerden medet umduklarını,CHP liderinin parti başkanlığını nasıl bir tezgâh ile aldı ise iktidarı da aynı şeklide bir tezgâh ile isteme bayağılığına düştüğünü,''IMF defol… Bağımsız Türkiye… Parasız eğitim…'...