Geçen hafta bu sayfada Ufuk Coşkun imzalı bir yazı yayımlandı; 'Tek tip kıyafet eğitimden soğutur'. Coşkun, özetle 'İnsanın giyimine yapılmış bir müdahalenin insanlığına yapılmış olacağını, tek tip kıyafet anlayışının öğrencinin özgürce seçme hürriyetini elinden alacağını, mühim olanın eğitimci ve öğretmenlerin kendilerini özgür hissetmeleri olduğunu; bu nedenlerle okullarda tek tip kıyafet uygulamasından vaz geçilmesi gerektiğini' söylüyordu.

Eğitim sistemimizdeki başta öğretmenin itibar problemi olmak üzere, okullarda artan disiplin problemleri, eğitim kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamaları için finans problemleri; öğrencilere nitelikli bir rehberlik yapılamama problemi, okulların fiziki yetersizlik problemleri v.b. bir çok temel sıkıntı dururken, tek tip kıyafetin problem olarak görülmesi dikkatimi çekti.

Peki, gerçekten böyle midir? Öğrencilere tek tip kıyafet giydirilmesi eğitim pedagojisiyle bağdaşmaz mı? Böyle bir uygulama onları eğitim ve okuldan soğutur mu?

İstihsal ve üretimin arttığı günümüz modern dünyasında bir çok saygın kuruluş, çalışanlarına kurumu anımsatıp, oraya ait olduğunu hatırlatan tek tip kıyafet giydirmektedir. Kuruluş saygın bir müessese ise o kıyafeti taşımak, taşıyan için avantaj durumundadır. Giyilen bu elbiseler aynı zamanda sosyal bütünleşmeye vesile olup, çalışanlar arasındaki uhuvvet duygularını pekiştirdiği için, verimi arttırarak kurumun prestijine olumlu tesir etmektedir.

Elbise sadece bizi örten ve şık gösteren bir aksesuar değildir. Giyilen her bir giysinin taşıdığı, anlatmak istediği bir mana da vardır. Örneğin çalışırken giydiğimiz elbiseyle tatil yaparken giyindiğimiz giysi nasıl birbirinden farklıysa; evdeki giyimimizle dışarıdaki giysimiz de birbirinden farklıdır.

ÖĞRENCİYİ SOĞUTAN TEK TİP KIYAFET MİDİR?

Yani yapacağımız işe veya bulunacağımız yere göre en uygun kıyafeti seçer ona göre giyiniriz. Böyle bir yaklaşım bir yandan iştigal ettiğimiz alanda en iyi verimi sağlarken diğer yandan da o işin atmosferine girmemize vesile olur.

Coşkun, yukarıda bahsi geçen yazısında ' öğrencinin okul kurallarına uymayıp farklı kıyafet giydi diye, arkadaşlarının önünde rencide edilip ceza olarak eve gönderilmesinin evrensel eğitim ilkeleriyle örtüşmediğini' savunmakta.

Bir çocuğun eğitim amacıyla geldiği bir müessesede, arkadaşlarının önünde şahsiyetinin rencide edilmesi, şüphesiz ne evrensel eğitim ilkeleri, ne eğitim pedagojisi, ne de öğretmenlik formasyonuyla bağdaşmaz. Ancak burada, konulan teşhiste sıkıntı olduğu kanaatindeyim.

Bu noktada problem tek tip kıyafet uygulamasında değil; ilk başta bu kurala uymayan veli ve öğrencilerde, sonra da yanlış bir uygulamaya aynı yanlışlıkla mukabelede bulunan öğretmen veya idareci davranışındadır. Bu olayda okul idaresi probleme öğrencinin şahsiyetini rencide edecek söz ve davranışlarla çözüm arıyorsa şüphesiz yanlış yapıyordur. Ancak koyduğu kuralın veli veya öğrencinin vurdumduymazlığı nedeniyle uygulanmaması neticesinde çözümü öğrenciyi eve göndermek olarak görüyorsa burada bir mahzur olmasa gerektir.

Okul, adı üzerinde neslimizi geleceğe hazırlayan bir eğitim yuvasıdır. Disiplin bu müessesenin olmazsa olmaz temel dinamiklerinden biridir. Yüzlerce farklı fıtratın bir arada bulunduğu böyle bir yerde olmazsa olmaz temel kurallara bile uymayan veya uymak istemeyen fıtratlar olacaktır. Böyle bir durumda yapılması gereken, o kurala öğrencinin uymasını sağlayacak en fıtri çözümü bulmaya çalışmak mıdır, yoksa kuralı kaldırma yoluna gitmek midir?

SERBEST KIYAFETİN MAHZURLARI

Okul yaşı grubu eğitim ve gelişim çağında olması nedeniyle hemen hemen her konuda büyüklerinin görüşlerine muhtaçtır. Bu, kıyafet konusunda da böyledir. Bu konuda öğrenciyi serbest bırakmak ve net bir çizgide durmamak ilk başta bir kargaşaya sebep olacaktır.

Toplumda sosyo-kültürel yönden olduğu gibi sosyo-ekonomik yönden de farklılıklar mevcuttur. Okullardaki serbest kıyafet uygulaması bir yandan bu farklılığı daha görünür hale getirecek; diğer yandan da çocukların ekonomik yönden birbirlerine üstünlük kurma çabalarını tetikleyeceği için sosyal barış ve ahengi zedeleyecektir. Dolayısıyla bu uygulama okullarımızda zaten var olan disiplin problemlerini daha da alevlendirecektir.

Kıyafet, yapılacak işe motive olma adına ön hazırlık sürecinin önemli bir parçasıdır. Doktor, önlüğünü giydiğinde kendisini işine daha hazır hissederken, öğretmen de takım elbisesiyle mesleğine daha iyi motive olur. Bir öğrenci de, velev ki giymek istemese bile, okul kıyafetlerini giydiğinde kendisinin öğrenci olduğunu hatırlar ve kendini derse daha iyi hazırlar.

OKULLARIN KENDİNE MAHSUS KIYAFETİ OLMALIDIR

Eğitimciler çok iyi bilip şahit olmaktadırlar ki okullarda serbest kıyafetle derse alınan öğrenciler, disiplinsiz davranıp ders huzurunu da sabote etmektedirler. Burada problem, öğrencinin okul kıyafetini giymemiş olmasından mı kaynaklanır yoksa kıyafetle hiçbir alakası olmayıp tamamen çocuğun fıtratına mı verilmelidir, tartışılır. Ancak okul kıyafetinin öğrenciyi derse daha iyi motive edeceği gerçeği de kesinlikle yadsınamaz bir realitedir.

Günümüz teknoloji gençliğine eski tip okul önlükleri çok uygun olmayabilir. Günümüz nesli bu tarz bir kıyafeti giymek istemeyebilir. Ancak bu durum bizleri 'kıyafet serbest olmalı' ifrat noktasına sürüklememelidir.

Burada, okullar, güzel, kullanışlı, yazlık ve kışlık versiyonları olan kıyafetler belirleyebilir.

Böylece hem yukarıda bahsi geçen, serbest kıyafet uygulamasının mahzurları ortadan kalkacak, hem de öğrenciler uygulanması zor bir kuralla karşı karşıya kalmayacaklardır.

* Din Sosyoloğu-Eğitimci (tahaunal80@gmail.com)