Logo... Yazarlar...

Koç Üniversitesi açıldı

Nazlı ILICAK

C umhurbaşkanı Koç Üniversitesi'ni açtı. Bu açılış hukuku çiğneme pahasına gerçekleşti. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 11. 8. 1998 gününde oy birliği ile verdiği yürütmeyi durdurma kararı var. Açılışı yapan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hem Dava Daireleri Genel Kurulu'nu, hem de yürütmeyi durdurma kararını çöpe attı.

Yangın tehlikesine işaret eden bilirkişi raporunu gözardı etti.

Zaten daha ilk günden itibaren, önce Başbakan sıfatıyla, sonra da Cumhurbaşkanı olarak hukukun üstünlüğünü değil, "üstünün" hukukunu savundu.

Bakanlar Kurulu kararı

26. 4. 1992 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, Rumelifeneri Köyü hudutları içinde bulunan 160 hektarlık devlet ormanı, üniversite kampüsü kurmak üzere 49 yıl süreyle Koç Üniversitesi'ne tahsis edildi. Bu tahsis, Yüksek Öğretim Kanunu'nun ek 18'inci ve Orman Kanunu'nun 17'nci maddesine dayanıyordu. Sözkonusu maddeler, vakıflara ait Yüksek Öğretim Kurumlarına, kamu arazisi ve tesislerinin tahsis edilebilmesini öngörmekteydi.

Bakanlar Kurulu 1992 yılında Koç Ünivesitesi'ne araziyi tahsis etti ve karşılığında hiçbir bedel talep etmedi.

Orman Kanunu'nun 17'nci maddesinin sadece bedeli karşılığında arazi tahsisine izin verdiğini hatırlatmak isteriz. Demek ilk yanlış burada yapıldı: Bedel talep edilmedi.

Ayrıca orman arazisi vasfını taşıyan bir arazinin tahsisini Bakanlar Kurulu değil, Orman Kanunu'na göre, ancak Orman Bakanlığı yapabilir. Orman Bakanlığı, 2. 12. 1993 tarihinde Mavramoloz Ormanı için, Milli Eğitim Bakanlığı lehine izin vermeden önce, 1992 yılının Nisan ayında, Bakanlar Kurulu tahsisi gerçekleştirmişti.

İşin en başından beri, hukuka aykırı işlemler göze çarpıyor: 1) Bakanlar Kurulu yetkisi olmadığı halde orman arazisini Koç Üniversitesi'ne tahsis ediyor. 2) Bu tahsisi bedelsiz olarak gerçekleştiriyor.

Plan değişikliği çabaları

Bakanlar Kurulu kararı ile, Mavramoloz Devlet Ormanı içinde bulunan 160 hektarlık alanın tahsisinden sonra, Koç Üniversitesi Rektörlüğü, plan değişikliği amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvurdu. Başkanlığın, 3. 8. 1993 tarihli yazısı üzerine, İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, konuyu inceledi. Söz konusu alanın, Nazım Plan'da, orman alanı vasfında bulunduğunu ve Boğaziçi Kanunu'nun doğal değerlerin korunması ile ilgili ilke ve hükümleri ışığında, orman alanlarının, hangi nedenle olursa olsun, yapılaşmaya açılması yönünde görüş verilmesinin mümkün olmadığını bildirdi.

Koç Üniversitesi Rektörlüğü, plan değişikliği talebi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kabul edilmeyince, bu defa 17. 2.1994 ve 18. 4. 1994 tarihlerinde, Bayındırlık İmar ve İskan Bakanlığı'na başvurarak, plan değişikliğinin -3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9'uncu maddesi uyarınca- Bakanlık tarafından re'sen onanmasını talep etti. Bakanlık, 25. 5. 1994 tarihli cevap yazısında, ancak bir kamu hizmeti söz konusu olduğunda ve resmî bina ile tesis inşa edileceği zaman, plan değişikliğinin Bakanlık tarafından re'sen onanabileceğini belirtti; üniversitenin talebini reddetti.

Sit alanı

Bu arada 15. 11.1995 tarihinde, 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Sarıyer ve Beykoz ilçe sınırları içindeki Kuzey ormanlarını "Doğal Sit Alanı" ilan etti. Böylece, Koç Üniversitesi'ne tahsis edilen alanın bir kısmı Boğaziçi İmar Yasası'na tâbi alan iken, tahsisli bölgenin tümü Doğal Sit Alanı içinde kaldı.

Daha sonra (herhalde bazı baskılar yüzünden) Koruma Kurulu, 7. 3.1996'da, "Üzerinde yeşil doku bulunmayan ve Orman Bölge Müdürlüğü'nce ağaçlandırılması öngörülmeyen açıklık alan" niteliğindeki alanları 3. Derece Doğal Sit Alanı'na dönüştürdü.

(3. derece Doğal Sit Alanları'nda, inşaata izin verilmekte, tek şart olarak bu plan ve projelerin Koruma Kurulu tarafından onaylanması istenmektedir.)

Bayındırlık Bakanlığı

Hemen bu işlemden sonra, 9. 4.1996'da, Bayındırlık İmar ve İskan Bakanlığı 1/50.000 ölçekli plan değişikliğini re'sen yapıp onayladı. (Oysa, 25. 5.1994'te aynı bakanlık, Koç Üniversitesi'nin resmî bina ve tesis olmadığını ileri sürerek, bu konuda yetkisinin bulunmadığını haklı olarak belirtmiş, plan değişikliği talebini reddetmişti.)

Sözkonusu gelişmeler üzerine, Danıştay'da dava açıldı. Danıştay'ın görevlendirdiği bilirkişi heyeti, konuyu çeşitli yönlerden inceledi ve üniversitenin Mavramoloz ormanı içinde inşa edilmesi aleyhinde bir rapor kaleme aldı.

Bilirkişi raporu

1) Koç Üniversitesi'nin, içinde bulunduğu bu ormanı koruyacağı ve gecekondulaşmaya, kaçak yapılaşmaya izin vermeyeceği anlaşılmaktadır.

2) Koç Üniversitesi ormanları korur ve yangın çıkartmaz. Ancak bir başka yerde başlayan yangın, üniversitenin de içinde bulunduğu ormanların tümünü yakabilir. Büyük emeklerle kurulan üniversite yanar gider. Çünkü, çam ormanları yangına çok hassastır. Kuvvetli kuzey batı rüzgarlarının getireceği yangından, üniversite binalarını kurtarmak mümkün değildir. Hiçbir teknik, buna mâni olamaz. Hatta yalnız binalar yanmakla kalmaz, aynı zamanda öğrenciler de yanar. Orman içinde olan öğrencileri, orman yangını çıktığında, orman dışına taşımak çok zor bir olaydır. Ormandan çıkış yolları, yangın ve dumanla kapanabilir. Ülkemiz gibi, yangına hassas ülkelerde, özellikle ABD'de, Kaliforniya'da bu olayların sık sık yaşandığı bilinmektedir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan ABD bile, yangınları önleyememektedir. Bu nedenle, her tarafı yangın ormanlarıyla çevrili bir yerde, üniversite kurulmamalıdır. Ormanın bitki örtüsünü oluşturan Monteri Çamı, fıstık ve kara çam gibi iğne yapraklı çam türleri yangına birinci derecede hassastır. Bu yüzden, Devlet Orman İşletmesi'nce ormanda yangın şeritleri tesis edilmiştir. Bu şeritlerin işlevi, yangının yayılmasını engellemektir. Oysa Koç Üniversitesi'nin eğitim ve kampüs tesisleri, yangın emniyet şeritlerinin genişletilmesiyle elde edilen alana oturmaktadır. Bu da yangın tehlikesini arttırır mahiyettedir.

3) 15 metre genişliğindeki Sarıyer- Kilyos aksına bağlanan yolun açılması için yüzlerce ağaç kesilecektir. Bu yol aynı zamanda Boğaziçi Koruma Alanınını da ilgilendirmektedir.

4) Koç Üniversitesi kampüsünün, Mavramoloz Devlet Ormanı içinde inşa edilmesi kararında, kendi eğitim programının içeriği bakımından bir mecburiyet bulunmadığı gibi, bugün varolan çevre sorunlarını arttıracak nitelikte bir karardır. Kamu yararı ilkeleriyle çelişmektedir.

Raporun altında Prof. Dr. Cemil Ata (Zonguldak Kara Elmas Üniversitesi Orman Fakültesi), Prof. Sevgi Aktüre (ODTÜ Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Rahim Arşin (KTÜ Orman Fakültesi) gibi bilim adamlarının imzası bulunuyor.

Yukarıda sıraladığımız olaylar dizisinde daha birçok keyfi tavır ve karara rastlanıyor. Meselâ, Koç Üniversitesi'nin üzerinde kurulduğu araziyi, Sarıyer Belediyesi Mücavir Alanı'ndan çıkarıp, Bahçeköy Belde Belediyesi'ne bağlamak, böylece İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin denetiminden kaçırmak gibi.

Üstünün hukuku

Süleyman Demirel Koç Üniversitesi'ni açtı. Hukuku hiçe saydı.

Hukukun üstünlüğü değil, "üstünün" hukuku dedi. Üstelik, "Güzel şeyleri engelliyorlar" diye, çevreyi ve kanunları korumaya çalışanlara çattı.

Üniversite bir hizmettir. Ama acaba bu hizmeti orman içinde ve kanunları çiğneyerek yapmak gibi bir zaruret mi var?
 

nilicak@yenisafak.com


  24 Kasım 1999 Çarşamba

Geri



Bakanlar Kurulu, 1992 yılında Koç Ünivesitesi'ne araziyi tahsis etti ve karşılığında hiçbir bedel talep etmedi. Orman Kanunu'nun 17'nci maddesine göre, bedeli karşılığında arazi tahsisine izin veriliyor. Ayrıca orman arazisi vasfını taşıyan bir arazinin tahsisini Bakanlar Kurulu değil, Orman Kanunu'na göre, ancak Orman Bakanlığı yapabilir. İşin en başından beri, hukuka aykırı işlemler göze çarpıyor:
1-Bakanlar Kurulu yetkisi olmadığı halde orman arazisini Koç Üniversitesi'ne tahsis ediyor.
2-Bu tahsisi bedelsiz olarak gerçekleştiriyor.


 

|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| EKONOMİ || DÜNYA || KÜLTÜR ||
|| YAZARLAR || LİNKLER ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj || ABONE OL ||


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© 1998 ALL RIGHTS RESERVED