T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

S A Ğ L I K

Ameliyatsız
hemoroid tedavisi

"Hemoroidin lazerle (infrared koagulasyon) tedavisi teknolojinin tıp dünyasına getirdiği son yeniliklerden biridir. Infrared koagulasyon lazer ışık grubundan, süreli bir sıcak ışık ile genişlemiş hemoroidal damarların pıhtılaşmasının sağlanmasıdır. Bu yöntemle, 1-2 saniyede kanamalar durdurulabilir ve 1-3 saniyelik uygulamalarla birinci, ikinci bazen üçüncü derece hemoroidler büyük oranda sorun olmaktan çıkarılabilir."

Hemoroid tedavisine yeni bir kolaylık getiren lazer (infrared koagulasyon) yöntemi tıp dünyasının insan hizmetine sunduğu son yeniliklerden biri... Bu yöntem, hemoroidin varolan çeşitli tedavi yöntemleri içinde hastaya sunduğu avantajlarla da giderek daha ön plana çıkıyor. Böylece tıbbi pratiğin ilk kuralı olan Hipokrat'ın deyimiyle 'önce zarar verme' ilkesi lazer (infrared koagulasyon) yöntemi ile de tam anlamıyla uygulanmaya çalışılıyor.

Yeni yöntem: Lazer

Halk arasında 'basur' ya da mayasıl diye de bilinen hemoroidin lazer (infrared koagulasyon) yöntemi ile tedavisi hakkında görüşlerine başvurduğumuz Esma Hatun Hastanesi Medipol Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Odabaşı toplumda hemoroide yakalanma riskinin bir hayli yüksek olduğunu, bu oranının yaşlılarda yüzde 50'yi bulduğunu söylüyor ve ekliyor: "Hastaların sıklıkla doktora başvurma sebepleri; kanama, anüs çevresinde şişlik, kaşıntı, akıntı, ağrı, kabızlık hissi, basur memeleri şeklindeki yakınmalardır."

Doğru teşhis için

Hemoroid ve diğer makat hastalıkları birbirlerine çok benzediği için teşhisin tam ve doğru konulması gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Odabaşı: "Teşhis, bu bölgenin muayenesi ile konur. Gerekirse rektoskopik muayene de (aletle anal bölgeye ve kalın bağırsağın son kısmına bakılması) yapılır. Belirtiler anal kanalın başka hastalıkları ile aynı olduğundan muayene olmadan hemoroid tedavisi yapılmamalıdır" diyor.

Hemoroid tedavisinin her hastaya ve hastalığın derecesine göre değiştiğini vurgulayan Op. Dr. Mehmet Odabaşı tedavi seçeneklerini şöyle sıralıyor: "Lazer (infrared koagulasyon), skleroterapi, lastik bant ile bağlama ve cerrahi tedavi. Bu yöntemler içinde lazer (infrared koagulasyon) tedavisi teknolojinin getirdiği son yeniliklerden biridir. Lazer (infrared koagulasyon) yönteminin hastaya sunduğu avantajlar nedeni ile dikkat çektiğini ve kabul gördüğünü söyleyen Op. Dr. Mehmet Odabaşı, bu avantajları sıralamadan önce önemle ekliyor: "Unutulmamalıdır ki hemoroid tedavisi herkeste aynı değildir. Tedavi seçenekleri hastaya ve hastalığın derecesine göre değişir."

HASTAYA SUNDUĞU AVANTAJLAR

Halk arasında lazer diye bilinen hemoroid tedavisinin (infrared koagulasyon) avantajlarına gelince...

  • Öncelikli olarak güvenilir etkiye sahip bir yöntem olarak biliniyor.

  • Gebelere de güvenle kullanılıyor.

  • Kalbin elektriksiksel iletim sistemini etkilemiyor.

  • Basit olarak uygulanabiliyor.

  • İşlem sırasında narkoz kullanılmıyor.

  • Hasta ağrı duymuyor.

  • Dikiş atılmıyor,

  • Oldukça kısa sürüyor.

    Bel Fıtığı Ameliyatlarında MİKRODİSKEKTOMİ

    Mikrodiskektomi yöntemi ile bel fıtığı ameliyatı kısa sürmekte, hasta hemen ayağa kalkıp 1 günde taburcu olabilmektedir.

    MİKRODİSKEKTOMİ'NİN AVANTAJLARI

    Mikrodiskektomi yönteminin temel amacı ve özü klasik bel fıtığı ameliyatı ile aynıdır. Avantajları:

  • Ameliyat tamamen mikroskop altında yapılır.

  • Mikroskobun büyütmesinden ve geniş görüş alanından yararlanıp çok daha küçük bir sahada çalışmak mümkündür.

  • Küçük bir cerrahi kesiden ameliyat gerçekleştiği için, hem iyileşme daha hızlıdır, hem de ameliyat sonrası cerrahi müdahaleye bağlı sıkıntılar bu yöntemle çok daha azdır ya da hiç olmamaktadır.

    Bel Fıtığı ile ilgili sorularınız için;
    Nöroşirurji Uzmanı Op. Dr. Lütfi Tunç

    17-24 Ocak 2002 tarihleri arasında bir hafta boyunca, 09.00-18.00 saatleri arasında telefonla sizlerle birlikte olacak.

  •  
    Op. Dr. MELTEM ÇİLİNGİR
    Şişmanlığa 'liposuction' ile estetik çözüm

    Bebekler göz göre göre ölüyor
    UNICEF'in araştırmasına göre, Türkiye'de doğan her bin bebekten 43'ü, bir yaşına gelmeden ölüyor.
    Üzüm gençleştiriyor Taze yenen üzümün halsizliği giderdiği, böbrek, karaciğer, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağladığı bildirildi.
    GRİP KAPIMIZDA OLABİLİR
    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, her yıl milyonlarca insanı yatağa düşüren ve önemli ekonomik kayıplara yol açan grip salgınlarının, yaşanan soğuk kış günlerinde "kapıda olduğunu" bildirdi. Prof. Dr. Küçükusta, yaptığı açıklamada, Türkiye'de grip salgınının daima yılbaşından sonra görüldüğüne dikkati çekerek, "Soğuk kış aylarında ortaya çıkan grip salgınları kapımızda" dedi.
    17 Ocak 2002
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED