T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
S A Ğ L I K 14 MART 2006 SALI
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Şişmanlık geleceğin ölüm sebebi olacak

Şişmanlığın hep estetik yönü ile gündeme geldiğini belirten Uzm. Dr. Soner Dileklen, şişmanlığın 'ölümcül' hastalıklara davetiye çıkardığını söylüyor

Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde şişman insan sayısında hissedilir düzeyde bir artış saptanmış bulunuyor. Avrupa'da özellikle İngiltere'de, dünyada ise ABD'de artış inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Dünyada son dönemde yapılan araştırmalar, ülkelere göre değişmekle birlikte, şişmanlık oranını yüzde 10-30 arasında bildiriyor. Memorial Hastanesi Suadiye Polikliniği Dahiliye Uzmanı Doktor Soner Dileklen, şişmanlığın artmasının sebebiyle ilgili şunları kaydediyor: ''Teknolojinin ve bilimin ilerlemesi, son yıllardaki ekonomik düzelmeler, insanları daha rahat ve hareketsiz bir yaşama alıştırıyor. Buna gıda alımının hızlı ve daha yağlı olması da eklenince şişmanlık kaçınılmaz oluyor.'' Türkiye'de de şişman insan sayısında hissedilir bir artış gözlendiğini söyleyen Uzm. Dr. Soner Dileklen, "Ülkemiz insanının hamur işi ve tatlıya olan bağlılığı açısından tarihsel bir geçmişinin olduğu da hesaba katılırsa, gelecekte ciddi bir şişman popülasyonu ile karşı karşıya kalacağımız kesin'' diyor.

ŞEKER HASTALIĞI OLUŞUMUNA NEDEN

Şişmanlığın hep estetik yönü ile gündeme geldiğini, aslında estetiğin büyük bir buzdağının sadece üst ucu olduğunu belirten Uzm. Dr. Dileklen, yapılan araştırmaların ise şişmanlığın 'kara yüzünü' gösterdiğini belirterek şöyle devam ediyor: "Şişmanlık, akciğer kapasitesini yüzde 20-30 oranında azaltır. Beraberinde sigara içimi veya kronik bronşit gibi hastalıklar da varsa, kişinin bir süre sonra nefes alabilmesi imkansız hale gelir. Şişmanlığın etkilediği en büyük hastalık grubu ise şeker hastalığıdır. Şişman bireylerde şeker hastalığı oluşma oranı, normal bireylere göre 40 kat fazladır. Ailesinde de şeker hastalığı olan şişman bireylerin 40 yaşından sonra şeker hastası olma olasılığı yüzde 100'dür. Farklı bir mekanizma ile şişmanlarda 4-5 kat daha fazla tansiyon yükseklikleri gözlenmektedir."

KARACİĞER YAĞLANMASI RİSKİ ÇOK YÜKSEK

Hipertansiyonun yanı sıra kalp hastalığı ve kalp krizi geçirme ihtimalinin şişmanlarda 3-4 kat daha fazla olduğunu belirten Dileklen, şöyle devam ediyor: "Enteresan bir bulgu da şişmanlarda kansere olan eğilimin normal bireylere oranla bariz artmasıdır. Özellikle akciğer kanseri 2-3 kat, over ve prostat kanseri 2 kat daha fazla saptanmıştır. Şişmanlardaki bir diğer problem de safra kese taşlarıdır. Şişmanlarda safra kesesi taşı oluşma ihtimali, normal bir bireye göre 4-5 kat fazladır. Özellikle karaciğer yağlanması ihtimali de bu bireylerde hissedilir düzeyde artmaktadır."

Şişmanlar için özel merkez açılıyor...

Uzm. Dr. Dileklen, şişmanlıkla ilgili bir merkez kurmaya karar verdiklerini, bu bağlamda bir program oluşturduklarını, programa Obezite Tedavi Kampı adını koyduklarını açıklıyor. Uzm. Dr. Soner Dileklen, programın ayrıntılarını ise şu sözleriyle dile getiriyor: ''Şişmanlık Tedavi Kampı aşama aşama yürütülecek. İlk aşama, hastaların muayene ve tetkiklerinin yapılması. Bu aşamada yapılan tetkik ve incelemelerle şişmanlığın nedenleri araştırılacak ve altta yatan bir hormonal sebep varsa ortaya çıkarılarak tedavisi gerçekleştirilecek. İkinci aşamada, şişmanlık nedenleri ortaya konduktan sonra diyetisyenimizin düzenlediği bir rejim planı hastaya öğretilecek. Üçüncü aşamada, anlaşmaya vardığımız bir spor kulübünde, belirleyeceğimiz egzersiz programı ile hastaya haftada 4 gün sabah veya öğleden sonra egzersiz yaptırılacak."

Kilo vererek ne elde edersiniz?

Uzm. Dr. Soner Dileklen, kilo vermesi durumunda bireyin hayatında nelerin düzeleceğini şöyle sıralıyor: ''Yapılan bilimsel araştırmalar, 5 kilo verilmesi durumunda: şeker hastalığı oluşma ihtimalinin yüzde 50, şeker hastalığına bağlı ölümlerin ise yüzde 40 azaldığını ve kişinin ömrünün 3-4 yıl uzadığını ortaya koyuyor. Yine bilimsel araştırmalar, 10 kilo verilmesi durumunda ise: herhangi bir sebepten ölüm ihtimalinin yüzde 20, kansere bağlı ölüm ihtimalinin yüzde 37, kansere yakalanma ihtimalinin yüzde 40, kalp hastalığına bağlı ölüm ihtimalinin yüzde 15, kişilerin genel hastaneye yatış ihtimalinin ise yüzde 25 azalmakta olduğunu ortaya koyuyor. Son olarak, yaşam süresi de 5-6 yıl uzuyor.'' Uzman doktor bu bilgilerin ışığında, kilo vermenin estetik bir sorundan çok hayati bir ihtiyaç olduğunun altını çiziyor.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi