Nurdan Damla Anadolu Üniversitesi İletişim mezunu bir kadın ve aynı zamanda anne. 30 yıldır ara vermeden yazan, üreten bir yazar. Damla'nın elliye yakın çocuk kitabı, beş yüze yakın şiiri, bir çok denemesi var. İşte böyle uzun bir yazma sürecinden sonra ortaya çıkmış Aşka Adanmış Bir Ömür/ Hz. Hatice. 6 yıllık titiz bir araştırmanın ürünü bu kitap, Hz. Hatice'nin pek bilinmeyen yönlerini naif bir dille anlatıyor.

'Aşka Adanmış Bir Ömür' nasıl ortaya çıktı?

Tarihteki abidevi şahsiyetler tarih zemininde çiçek açarlar. Bu çiçeklerden birisi var ki eşi benzeri yok. Hz. Hatice (r.a) annemiz. Malumunuz bir Hadis-i şerifte "Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi, diyor. Kadın, güzel koku ve namaz." Altı yıllık bir araştırma sürecimde ben Hz. Hatice'nin gerçekten efendimize sunulmuş hoş kokulu bir şakayık olduğunu gözlemledim. Bu süreç sancılı ama çok güzeldi. Hayatımın önemli bir bölümünü böyle bir güzelliğin yansımasıyla geçirmiş olmak bana haz veriyor. Bunun için Rabbime şükürler ediyorum.

Altı yıl aynı isim üstünde yoğunlaşmak sizi yormadı mı?

Kaynak azlığı çok zordu. Eldeki sınırlı verilerden harika bir şahsiyetin ipuçlarını yakalamaya çalıştım. Hz. Hatice tamamen kapalı kapılar ardındaydı. Aslına sadık kalarak onun mahremiyetini incitmeyerek yorumlanmış bir eser. Hz. Annemiz çölün çorak bağrında kayıt kültürünün oturmadığı bir dönemde yaşamış olduğundan ona ulaşmak ancak olaylar ve fikirler üzerinden oldu. Peygamberimizin siyeri üzerinden onu tanımak bana kolaylık sundu elhamdülillah.

Hz. Hatice nasıl biri?

Hz. Hatice devrinin çetin şartlarını imanı ve şahsiyetiyle eritmiş bir kadın. Oldukça donanımlı bir şahsiyet. Çağdaşı kadınlardan çok farklı. O devirde bile çok modern. Erkek egemen bir toplumda devrinin en büyük başarısını ortaya koyuyor. Kadın patron olmak gibi bir misyonu üstlenmiş. Ve korkmadan, çekinmeden ilerliyor. O çağın medeniyetine onun gibi kaç kadın başarısı gösterebiliriz ki? İngiltere, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde kadının insan olup olmadığı tartışılırken o değme tüccarlara taş çıkarıyor.

En büyük kervan katarları onun kapısında toplanıyor. Öte yandan okuma yazma bilen, Varaka'nın dizi dibinde ayrılmayan bir kadın. Bir peygamberin geleceğini keşfetmiş. Ama kim ve nereden? Daha peygamber gelmeden peygamberimizin geleceğini keşfetmiş bir kadın. Böyle kaç kadın yaşamış ki tarihte.

Uzun yıllardır yoğunlaştığınız bu araştırmadan sonra onun merak ettiğiniz yönleri hala var mı?

Onun her halini yakinen bilmek isterdim. O bilgeliğe nasıl ulaştı? Varaka vardı ama ondan ne kadarını öğrendi? Evliliklerinden elde ettiği tecrübeleri ve daha bir çok gizemli yönünü merak etmişimdir. Cahili bir toplumda nasıl temiz kaldı, nasıl korundu? Bunların hepsi soru işareti benim için. Yaşayışını, giyinişini, gülüşünü çok merak ediyorum. Hz. Hatice'nin yol gözlerken damda söylediği şiirleri, nağmeleri çok merak etmişimdir.

İslam tarihinde bir çok önemli kadın şahsiyet var. Neden Hz. Hatice?

Günümüzde gençlerin zihinlerini bulandırmayacak 'model şahsiyetler' sunmaya ihtiyaç var. Beni bu yöne ilk teşvik eden Hz. Hatice'nin son peygambere olan kadim sevdasının yanında bazı dış etkenler oldu. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Sayın Mehmet Görmez bir panelde bayan yazarlardan rica etmişti. "Hz. Hatice gibi muhteşem bir şahsiyeti araştırıp yazmanız ne kadar önemli bir iştir. Bir an önce bu işe girişmiş kalemşörlere ihtiyacımız var." Özellikle bayan yazarların kadın gözüyle araştırıp yazmaları ve onu topluma tanıtmaları konusunda bir hayli yoğun mesajlar vermişti. İlk katalizatörlerden biri oydu benim için. İkinci dış faktör ise Danimarka Roskilde Üniversitesi'nden bir öğretim üyesi bayan, Dr. Lotte Begglid Mortensen. Katıldığı bir sempozyumda: "Siz Müslümanlar, neden hep Aişe'yi anlatıyorsunuz. Sizin peygamberinizin başarılı iş kadını olan bir eşi vardı. O öyle böyle bir kadın değildi. Doğu'nun katı tutum ve kültürüne baş kaldırmış bir kadındı. Bu direnişiyle önemli işler başarmıştır. Döneminin önemli bir iş kadınıdır. Kendinden on beş yaş küçük biriyle evlendi ve kimseyi umursamadı. Üstelik o zaman ve o ortamda oluşan bu direniş hayret vericidir. Neden onu anlatmıyor ve yazmıyorsunuz?" demişti.

Hz. Hatice'yi anlatan bir çok kitap var. Siz araştırırken nasıl bir yol izlediniz?

Hz. Hatice hakkında yazılan eser sayısı on beş yirmiyi geçmiyor. Bu alanda biyografik roman yok denecek kadar az. Hz. Hatice'yi geçmişin gizleri arasında unutulmuş ve garip buldum. Yaklaşık on yıl içerisinde iki yüzü aşkın yerli ve yabancı kaynağı taradım. Yurt içi ve yurt dışından birçok destek aldım.

Bunun için günler geceler boyu çalıştım. 'Hz. Hatice sevdalısı' bir grup gönüllünün duası hep benimleydi. Onu merak eden ve tanımak isteyen insanlar vardı. O yüreklerle birlikte araştırmalarımı sürdürdüm. Eski Arap kaynaklarından, Mısır'dan İslami Araştırmalar Vakfı'ndan destek alarak hazırlanmış bu çalışma. Çalışma bittikten sonra Lotte Hanımefendi'ye gönderdim. Kendisi çalışmamı okuyarak çok olumlu bir rapor hazırladı. Ayrıca kitap için bir de arka kapak yazısı gönderdi.

HZ. HATİCE ZORA TALİPTİ

Hatice'yi günümüz kadınlarıyla kıyasladığınızda ne görüyorsunuz?

Günümüzde evlilikler neden hemen bitiyor? Çünkü şefkati bilmiyoruz. Çileyi tanımıyoruz. Gurur denen sanal dağların tepesinden aşağıya inemediğimizden muhatabımızı tanımıyoruz. Ama Hz. Hatice öyle değil. Zorluklara karşı direnmeyi hayatın özü olarak benimsemiş bir şahsiyet. Aslında mis gibi konağında pekala yaşayabilirdi. Hayat standartları fevkalade yüksekti. Fakat o zora talipti.

Peki aşk?

Her şeyin olduğu gibi aşkın da kendine has bir dokusu vardır. Bir yanıyla yakarken öte yanıyla serin şerbetler yudumlatır. Çölün, çorağın, taşın kayanın rağmına yemyeşil vahalardan hoş kokular estirir.