Hz Adem ile Hz Havva'nın 20 ikiz ve 1 tek olmak üzere toplam 41 çocukları oldu. '41 kere maşallah' sözü ihtimal ki oradan geliyor. Bir rivayete göre de 40 çocukları vardı ve yeryüzündeki bu ilk âile 42 kişiden oluşuyordu.

Çocuklar hep 1 erkek ve 1 kız olmak üzere ikiz doğuyorlardı. Tek olan çocuk, ikinci peygamber Hz. Şit'tir. Bu ikiz çocuklardan sâdece dördünün ismini biliyoruz: Şit, Hâbil, Kâbil ve İklimya. Hâbil ve Kâbil'i duymayan yoktur. Birisi ilk şehid, diğeri ilk kâtil. İklimya ise, kendisi yüzünden kan dökülen kız. Yani yeryüzünde ilk kan bir kız yüzünden dökülmüştü. Daha da kötüsü; bu fâciada cinâyete sebep olanın da, kâtilin de, maktulün de öz kardeş olmaları. Kardeş kardeşi öldürmüştü bir kız için ve bu tür cinâyetler sürüp gitti insanlık târihi boyunca.

KARDEŞ KAVGASI VE İLK KURBAN

Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'i kurban etmesiyle ilgili kutsal kitaplarda pek çok hikaye yer alır. Bu hikayeden ilham alan sanatçılar o günü temsilen tablolar yapmıştır.

Rivâyetlere göre Kâbil'in, kardeşini öldürdüğü yer, Suriye'nin başkenti Şam'daki Kasion Dağı'dır. Böylece yeryüzünde ilk kan Suriye'de dökülmüş oluyordu. Hâdisenin başlangıcı ise şöyle:

Hz Adem, 1 kız 1 erkek doğan ikiz çocuklarını çaprazlama evlendiriyordu. Yani bir sonraki kardeşiyle. Böylece ikiz kardeşleriyle evlenmemiş oluyorlardı. Bu düzende, Kâbil'in ikiz kardeşi olan İklimya ile Hâbil evlenecekti. Fakat Kâbil bu duruma itiraz etti. İklimya ile kendisi evlenmek istiyordu. Bu yüzden babasına isyan etti. Baba olmanın yanında bir de peygamber olan Hz Adem, kendisine baş kaldırılınca hakemliği Yüce Allah'a bırakmayı teklif etti evlatlarına. Mâdem ki kendi görüşü kabul görmüyordu, o halde yapılacak şey Allah'a kurban sunmalarıydı. Kimin kurbanı kabul olunursa İklimya ile o evlenecekti. Teklif, her iki evlat tarafından da kabul edildi.

KURBAN EN SEVDİĞİN ŞEYDEN OLMALI

O zamanlar kurban, mutlaka bir hayvanın boğazlanması şeklinde değil de, çok sevdiği bir şeyden fedâkarlık yapıp onu Allah'a sunmak üzere bir dağın tepesine bırakmak şeklindeydi. Ertesi gün gelip bakarlar, kimin kurbanı yok olduysa, o kurbanın gökyüzüne kaldırıldığına ve kabul olduğuna inanılırdı. Kabil ziraatçi, Habil ise hayvancılıkla uğraştığı için her ikisi de kendilerine uygun kurbanlar sundular yaratıcıya. Hâbil, en güzel koçu süsleyip getirdi kurban olarak. Kâbil ise çürük meyveleri seçmişti. Aklınca, nasıl olsa tanrının yiyeceğe ihtiyacı yoktu, ne gerek vardı en iyi meyveleri sunup, boşa götürmeye. Niyeti ve düşüncesi ne olursa olsun, kâinâtın sâhibi yüce yaratıcıya lâyık gördüğü kurban ortadaydı işte: Üç-beş çürük meyve.

Ertesi gün kurban sundukları tepeye geldiklerinde, Kâbil'in kurbanı olan çürük meyvelerin yerli yerinde durduğunu, Hâbil'in kurbanı kınalı koçun ise kabul olunduğunu gördüler. Bu durumda iyice deliren Kâbil, peygamber babasından sonra Allahü Teâlâ'nın da hakemliğine râzı olmadı ve kardeşini öldürmeye karar verdi. Hattâ bunu kardeşinin yüzüne dahi haykırdı. Hâbil'in verdiği cevap, olgunluğunu gösteriyordu:-Sen beni öldürürsen, ben sana karşılık verip de senin gibi olmam. Alemlerin rabbi olan Allah'tan korkarım. Sen benim günahımı da yüklenip cehennem ehlinden olacaksın. Zâlimlerin cezâsı işte budur. (Mâide-28)

ÖLÜM HABİL'İ UYKUDA YAKALADI

Nihâyet bir gün ölüm, Hâbil'i uykuda yakaladı. Bu onun son uykusuydu. Öfkeli bir gölge belirdi üzerinde. Evleneceği kızı elinden almak için canını almaya gelmiş kardeşinin gölgesi. Yeryüzünün ilk kâtili Kâbil, yerden bulduğu büyük bir taşla kardeşinin başını ezerek öldürdü oracıkta. Allah'a kurban için üç-beş meyveye kıyamayan Kâbil, şimdi bir kız için kardeşine kıymıştı.

Rivâyete göre asırlar sonra oğlu İsmail'i kurban etmek üzere Mekke'deki Sebir Dağı'na getiren Hz İbrahim, gökten inen Hâbil'in sunduğu koçu kurban etmişti oğlu İsmail'in yerine. Zîrâ Hz. İsmail'e inen koç, bu dağa indirilmişti. Yani o gün İsmail'i kurtaran koç İsmail'in kurbanı olan koçtu. Bakın kurban, nasıl insanı kurtarıyor.

Habil'in koçu gökten indirildi

Rivâyete göre asırlar sonra oğlu İsmail'i kurban etmek üzere Mekke'deki Sebir Dağı'na getiren Hz İbrahim, gökten inen Hâbil'in sunduğu koçu kurban etmişti oğlu İsmail'in yerine. Zîrâ Hz. İsmail'e inen koç, bu dağa indirilmişti. Yani o gün İsmail'i kurtaran koç İsmail'in kurbanı olan koçtu.

Habil Suriye'de öldürüldü

Rivayete göre Kabil'in kardeşini öldürdüğü yer Suriye'nin başkenti Şam'daki Kasion Dağı'dır. İklimya ile evlilik kararına tepki gösteren Kâbil, babasından sonra Allahü Teâlâ'nın da hakemliğine râzı olmadı ve kardeşini öldürmeye karar verdi. Hâbil kardeşinin bu kararına şu cevabı verdi: Sen beni öldürürsen, ben sana karşılık verip de senin gibi olmam. lemlerin rabbi olan Allah'tan korkarım. Sen benim günahımı da yüklenip cehennem ehlinden olacaksın. Zâlimlerin cezâsı işte budur. (Mâide-28