Galatasaray'da seçim yarışı kızışıyor. Hemen her akşam İki Adnan bir yerlerde seçmene bilgi aktarıyorlar. Gerçi bilgiyi Adnan Polat aktarıyor, Polat'ın yaptıklarını görmezden gelen Adnan Öztürk kanadı da durmadan yapacağı işler için vaatlerde bulunuyor.
Galatasaraylının bu seçim toplantılarına karnı toktur.
Riva, Seyrantepe, borç, Florya, şirket birleştirilmesi artık kabak tadı verdi.
Galatasaraylı bunları on senedir dinliyor kulüp bir arpa boyu yol gitmiyordu. (Seyrantepe'de Özhan Canaydın ve Refik Arkan'ın çabaları hariç)
Faruk Sürenli Galatasaray'ın UEFA Kupası'ndan sonra futbolda başarı da yoktu... Aradan on sene geçti.
Ne zaman ki Adnan Polat Başkan oldu Galatasaray silkindi...
Riva'nın ruhsatı alındı, şirketlerin birleştirilmesi için 70 milyon dolarlık kredi bulundu, yıllanmış, eskimiş, yorulmuş futbol takımı 20 yaş seviyesinde futbolcularla geleceğe hazırlandı. Borç...
Borç için söylenen çeşitli rivayetler var.
Ben size aktarayım;
Süren giderken borç 57 milyon dolar civarındaydı.
Mehmet Cansun bu miktarı hisse satışlarıyla daha da indirdi.
Özhan Canaydın umut olarak geldi, Allah'ı var çok didindi ama derde deva olamadı.
Borç 300 milyon dolarlara çıktı...
Adnan Polat döneminde kısa sürede iyiyi matuf hareketler yaşandı.
Bugün borç 800 milyon dolar diye kamuoyunu yanlışa sürükleyenlerin çoğu Galatasaray'ın bu borcunun tırmandığı dönemlerde görevde olanlardı... El insaf ama...
Ve borç tırmanırken yönetimlerde Adnan Polat yoktu!...
Galatasaraylı bunları ismi gibi biliyor. Onun için Galatasaraylı kimin ne olduğunu ezbere bilir.
Oyunu kime vereceği de bu günden bellidir.
Seçim kurmayları ne derse desin...
Galatasaraylı oyunu hatır için vermez! Duruma bakar devamlılıkta ısrar eder.
Süren, Canaydın üçer dönem seçilmişse Adnan Polat'a bir dönem daha görev vermek kaçınılmazdır.
Geçen dönemde Adnan Polat'ın karşısına 'Estetikçi Nazım Hoca' çıktı, iki rakamlı oylarda kaldı.
Bu dönem, Adnan Polat durumu toparladı şimdi herkes Polat'a karşı seçim kazanmak için bayrak açtı.
Galatasaray akil insanlar topluluğudur.
Geçmişi iyi analiz eder.
Yıllardır hizipleşerek birbirlerini yiyenler UEFA Kupası'nı badem ettiler. Süren-Canaydın çekişmesi, Galatasaray'ı benden olanlar benden olmayanlar diye feci şekilde böldü...
Okullu- okulsuz yaratıldı...
Bazı kişilerin ipleri çekildi.
Galatasaray bugün o kavgaların cezasını çekiyor.
Başkan müritleri ortalığı kasıp kavurunca oylar hatıra binaen verildi ve bugün telaffuz edilen borçlar doğdu.
27 Mart Galatasaray için önemli bir gündür ve Galatasaraylı bilir ki;
Seçimlerde oy kutsaldır, Polat dururken hatır için oy verilmez!
Arda, II. Hasan Şaş olma yolunda
Türkiye, futbola ait bütün gerçeklerle yüzleşiyor. Bazıları bundan hisse çıkarıyor bazıları hala 'nato mermeri nato kafa!...'
Futbol artık çabuk ve daima ileri oynanıyor. Mevki olayı bitti.
Sağ bek, sol bek, santrfor, orta haf falan tarih oldu!...
Yavaş gidenin, geri dönenin hiç şansı yok!
Örnekleri takımlardan değil de oyunculardan vermek istiyorum;
Gökhan Gönül; Çağın futbolunda aranan adam. Seyrederken mest oluyorum.
Ekrem; Beşiktaş'ın dinamosu, her yerde oynama kabiliyeti var. Yeteneği sınırlı olmasa mükemmel.
Rodrigo Tello; Her takıma lazım bir itici güç. Sahanın her yerine ayak basıyor. Vazgeçilmez.
İbrahim Üzülmez; Yaşı 40'a merdiven dayadı ama o hala koşuyor. Ciddi bir profesyonel. Görevini eksiksiz yapıyor. Yaşlı dedik Keita'ya adım attırmadı. Ah bir de becerisi olsaydı...
Arda Turan; Olabileceği kadar olamayan bir yetenek... Bir futbolcuda olması gereken yaratıcı zekaya dair ne ararsan Arda'da var. Hız yok!... Arda cevahir olsa vitesini 3'ten 4'e -5'e çıkaramazsa silinir gider. Çağ çabuk oyun çağı. Topu koşturacaksın, boş alanlara süzüleceksin. Arda aldığı her topta iki-üç rakiple mücadele etmeden topu ayağından çıkartmıyor. Bu süreçte rakip kapanıyor, forvetinden üç kişi daha koşup savunmasına yardıma geliyor. Arda II. Hasan Şaş olma yolunda, dikkat!
Milan Baros; Gerçek ileri uç. Çabuk ve rakipten yılmayan. Topla adam geçen, kaleye şut çeken, pas veren... Kafaya çıkan, tekmeden kaçmayan... Forvetinde böyle bir futbolcun varsa kazanırsın. Baroş sakatlandı Galatasaray durdu.
Herry Kewell; Yaratıcı zekanın futboldaki temsilcisi. Hızlı düşünce, doğru yerde durma ve doğru vuruş. Kewell üstün yetenek ama müzmin sakat, temposu ve devamlılığı yok! Maç içinde de dayanıklılığı yok. Koy sepete! 'Bon pour L'orient' ama Avrupa'da gitmez!
Umut Bulut; Maç içinde çok çalışkan ve alan değiştiren bir forvet. Sağlam ve yürekli. Yeteneği vasat olduğu için çok çalışmasının karşılığını alamıyor. Ama çağdaş bir yapı.
Abdulkader Keita; Sürat, çabukluk, rakibin arkasına sarkabilmek kusursuz. Topla alışverişi büyüleyici... Takımı ve tribünleri ateşlemesi mükemmel ama dokuz çakar bir yakar!... Çok güzel akıyor çok top kaybediyor. Ortaları iyi, yerden pasları fıss... Sıfıra kadar inip kaleye pararlel kesmesi harika. Şutları isabetsiz. Bu kadar iyi ve kötünün bir arada olmasından Keita doğmuş. Takdir sizin.
Sercan Yıldırım; Komple futbolcu, yaşı daha 19 olmasına rağmen deneyimli. Akıllı ve yetenekli. Ayak bilekleri çok yumuşak. Çok deplase oluyor. Topu aldı mı götürebiliyor. Rakip geçiyor gol atıyor, pas veriyor... Geleceğin Türk gururu. Çok ümitliyim, bozulmazsa...
Ozan İpek, Volkan Şen, Mehmet Eren, Murat Ceylan, Mustafa Pektemek, Kasımpaşalı Yekta, Sancak... Bunlar geleceğin yıldızları.
Bakın kaleci veremedim... Biraz Trabzonlu Okan... Ama daha pişmesi gerek...
Şimdi bana kim şampiyon olur diye soruyorlar;
Bu verdiğim örneklerle takımlarımızı bir kıyaslayın...
Hangisinde kimler var, hangisi çağdaş futbolu bu örneklere göre uyguluyor bakın, şampiyonu siz belirleyin...
Futbol artık ses hızını aştı...
Şutu attığında düdük sesini duyamadan santraya koşacaksın.
Hakem nasıl olsa golü verecek.
Geveleme futbolu artık bitmiştir.
Çalımın kralını atsan ileri doğru hızla kayarak gitmiyorsan yerin halı sahadır!
Frank Rijkaard yanıldı
Galatasaray Eskişehir'e yenildi ortalık karıştı! Evet bu sonuç hiç beklenmedik bir durumdu. Kasımpaşa karşısında coşan Galatasaray Eskişehir karşısında sahadan silindi. Sebepleri belli;
Rijkaard hatalıydı;
Arda ve Servet'te ısrarı en büyük hatası oldu.
Arda ve Servet bir süre dinlendirilmeli. İkisi de ağır çekim oynayarak takıma zarar veriyorlar.
Oysa Neill ve Emre Güngör daha verimliydi.
Ardasız bir takımı da artık görmek gerek. Ya da Arda'nın aklını başına toplaması gerek.
Rijkaard'ın Keita'yı da oyundan alması yanlıştı. Deplasmanda kontratağa kalkacak en önemli adam Keita'ydı. Öyle bir oyuncun varsa dökülse de oyundan almayacaksın. Her an sonucu değiştirecek hareket yapabilir. Örnek Kasımpaşa maçı.
Keza Dos Santos'un da kendine güveni gelmişken ve de dikine oynayan bir oyuncun varken onsuz başlayamazsın!
Çok uzun boylu Eskişehir savunmasının arasına 1.60'lık Emre Çolak'ı koyamazsın!
Ayhan ve Mehmet Topal da kötü oynuyorlar.
Rijkaard bunları göremedi.Şunu ısrarla söylüyorum ki bu kötü oyun bir maçlıktır. Galatasaray çağdaş futbolu oynayan ligdeki en iyi takımdır. Bir de Bursaspor var. Galatasaraylı sabırla ligin sonunu beklemeli.
Şampiyonluk ibresi Galatasaray'dan yanadır.