Ozan Arif anlamıştı

"Bize katil diye ağır hakaret

edenlerle ben mi kurdum hükumet?"

Ülkücü bıyıkları, derya gibi gürleyen sesiyle Ozan Arif'in, "Değişen kim" isimli şiirinden aldım bu dizeleri.

"Ben mi ihraç edip vekil susturdum,

Veya bakan dövüp, terör estirdim,

Bir sürü gönlü ben mi küstürdüm,

Değişen ben miyim, yoksa onlar mı?" diye sesleniyor Ülkücü ozan.

Kime sesleniyor?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye.

Ozan Arif sadece sesleniyor, aşağıdaki dizelerinde ise hesap soruyor.

"Doğrudur, konuştum, asla susmadım,

Çünkü ben yanlışa imza basmadım,

Apo denen iti ben mi asmadım,

Değişen ben miyim, yoksa onlar mı?

Ben asmamış olsam, o ipi atmam

Atarsam Meclis'te piç eli tutmam

Nezaket, mezaket ben bunu yutmam

Değişen ben miyim, yoksa onlar mı?

Eşarplı bacımı ya vekil seçmem,

Yahut da seçersem başını açmam"

MHP Grubu'nda Devlet Bahçeli'yi izlerken Ozan Arif'in bu şiiri takıldı dilime.

Ecevit'in yanında saygısından sigara bile içmeyen Bahçeli'nin, Başbakan Erdoğan'a, öfkeden kıpkırmızı olmuş bir suratla saldırması karşısında doğrusu pek şaşırmadım.

18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra, "Hükümeti kur Başbakan ol. Biz sana destek veririz" diye çağrı yapan Fazilet Partisi ve DYP'ye, "Dinlensin"ler diye karşılık verip, "Eli kanlı katiller sürüsü" diye ülkücü hareketi aşağılayan Rahşan Ecevit'in partisi DSP ile ortaklık kurmuştu.

Başbakanlığı elinin tersiyle itip, Bülent Ecevit'in Başbakanlığına destek vermişti.

Ozan Arif'in o günlerde de bir şiiri vardı.

MHP binalarına girmesi yasaklanan o şiirinde Ozan Arif şöyle diyordu:

"Bayan fosil ters durdu

Bize bir ton laf vurdu

İt yese kudururdu

Yuttunuz efendiler"

Ozan Arif, daha hükümet kurulmadan, Rahşan Ecevit tarafından aşağılanan ülkücü hareketin hukukunu korumayan, koalisyon ortaklığı sırasında her türlü zilleti sineye çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye karşı bir volkan gibi patlamıştı.

O nedenle Bahçeli'nin, Başbakan Erdoğan'ın, "Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz" sözünü eleştirmesini de yadırgamadım. Hatta hak verdim.

Çünkü kendisi koalisyon ortağı olduğu hükümette dahi ülkücülerin hukukunu koruyamamıştı.

Meclis Başkanlığı'na aday olduğu için ömrünü Türk-İslam ülküsüne adayan Sadi Somuncuoğlu, MHP milletvekili Cemal Enginyurt tarafından yumruklanmıştı.

Rahşan Affı ile katiller ve sapıklar dahi serbest bırakılırken ülkücülerin kapsam dışında tutulmasını sineye çektiniz. Sayın Bahçeli siz unutmuşsunuzdur ben hatırlatayım, bugün hâlâ cezaevinde yatan ülkücüler var. Ama siz dava arkadaşlarınızı cezaevinden kurtarmak yerine, ülkücülerin kamsam dışında bırakılmasına karşı çıkan Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu'nu ihraç etmiştiniz.

Aynı şekilde Öcalan'a idamı kaldıran protokole kuzu kuzu imzayı basarken, "Öcalan asılmalı" diyen Mersin Milletvekili Ali Güngör'ü de partiden uzaklaştırmıştınız.

O nedenle sizin neyi anlamadığınızı ben çok iyi anlıyorum Sayın Bahçeli...

Ozan Arif de sizi çok iyi anlamıştı.