Polislerin çalışma koşulları ve özlük hakları

Son günlerde kamuoyunun bir numaralı sorunu haline gelen 'Gezi Parkı' olaylarında en çok konuşulan konuların başında polisin tavrı yer almaktadır. Peki bu kadar tartışılan, yeri geldiğinde yerden yere vurulan polis gerçekten bu eleştirileri hakediyor mu?

Olayların başlamasından bu yana polis hangi şartlarda görev yaptı?

Polisler bir devlet memurunun yaptığı mesainin yarısı oranında, daha fazda çalışıyorlar. Bir devlet memuru günlük 8 saat çalışırken, polis normal çalıştığında 12- 13 saat çalışıyor. Zannedilmesin ki olağan üstü hallerde ve olağan üstü yerlerde bu rakamlar geçerli.. Türkiye'nin her yerindeki polisler ortalama ayda 240 saat çalışıyorlar. Devlet memurları ve iş kanununa göre diğer çalışanlar ayda 180 saatle yükümlüyken, polis 240 saat çalışmaktadır. Son günlerde ise insan üstü bir gayretle 4-5 kat daha fazda çalıştılar. Özellikle başka illerden gelen takviye ekiplerin hali içler acısı idi.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde halen devam eden olaylar nedeniyle evlerine gidemeyen polisler, gün içerisinde belirli aralıklarla fırsat buldukça kaldırım kenarlarında, parklarda ya da bölgedeki kafelerde, sandalyelerde dinlenmeye çalıştılar. İl dışından gelen takviye ekipler yatak yüzü görmediler. Kendilerini getiren araçlarda yatıp kalkmak zorunda kaldılar. Bu fedakarlıklara karşılık ek bir ödeme alıyorlar mı? Kesinlikle HAYIR almıyorlar, almadılar.

Polis ne istiyor?

Öncelikle eleştirilirken insaflı davranılmasını,

Yapılan bireysel hataların kurumsal hata olarak yansıtılmamasını,

Daha insani şartlarda çalışmayı,

Olağanüstü dönemlerde yaptıkları fazla mesai karşılığında kendilerine bir ödeme yapılması.

Polislerin ek gösterge sorunu

Polislerin en çok üzüldükleri ve çözülmesini istedikleri sıkıntıları ek gösterge sorunudur. En önemli ve birinci derecede halledilmesi gereken dertleri budur. Hükümet sadece bunu bile halletse polise büyük bir moral ve motivasyon sağlamış olur.

Emniyet Teşkilatımız'ın %87'si yüksek okul mezunudur. Emniyet Amiri, Baş Komiser, Komiser, Komiser Yardımcısı, Baş Polis Memuru ve Polis Memurlarının ek göstergesi 2200, dördüncü, üçüncü, ikinci sınıf Emniyet Müdürlerinin ek göstergesi 3000, birinci sınıf Emniyet Müdürlerinin ek göstergesi ise 3600'dür.

Polislerin ek göstergesi düşük olduğundan emekli olduklarında, emekli maaşı faal maaşa oranla %48- 50 nispetinde düşmektedir. Teşkilat mensuplarının talebi, emekliliklerine de yansıyacak şekilde makul bir iyileştirme yapılmasıdır. Üniversite mezunlarının ek göstergelerinin 3600' e çıkartılmasını istemektedirler.

Emniyet mensuplarından 1. Sınıf Emniyet Müdürleri hariç diğer mensuplar ister üniversite mezunu olsun ve hatta isterlerse master ya da doktora yapsınlar asla kadro derecesi 1'e yükseltilememektedir. Yani ek gösterge rakamı kendilerini ne kadar geliştirirlerse geliştirsinler 2200'de çakılı kalmaktadır.

Polis Kanunu 1934'ten kalma

Kanun ve Mevzuatlarından kaynaklı sorunlar… Örneğin, Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu 1934 yılında, Emniyet Teşkilatı Kanunu 1937 de, Disiplin Tüzüğü 1979 yılında çıkarılmış. Bunların tamamı günümüz şartlarına göre tekrar ele alınmalıdır.

Gelişen yapısı nedeniyle Emniyet Teşkilat'ının, Genel Müdürlük statüsünden, Müsteşarlık düzeyine çıkarılması düşünülmelidir.

Atama ve yer değiştirme sorunu… Bu konuda teşkilat mensuplarının genel düşüncesi, haksızlıklar olduğu ve liyakate aykırı uygulamalar yapıldığı yönündedir. Örneğin; hiç şark görevi yapmadan emekli olanların yanında bazı polislerin 2. defa şark görevine gönderilmesi söz konusu olabilmektedir.

İntihar eden polis sayısı şehit sayısından fazla

Son dönemlerde sıklıkla rastladığımız polis İntihar olaylarının araştırılması hayati derecede önemlidir. Şu anda intihar eden polis sayısı şehit sayısını geçmiş durumdadır. Son on yıldaki polis intihar vakalarını günlere böldüğümüzde ortalama 13 Günde bir polis intihar etmektedir.

Polisin bu kadar fedakar ve özverili çalışması karşılığında istediği, hiç değilse yukarıdaki sorunlardan bazılarının çözülmesidir.