Doğum borçlanması tekniği

Yazılarım tekrar gözden geçirildiğinde, bireysel olarak "emeklilik, mutlaka projelendirilmelidir" ana fikri çerçevesindeki düşüncelerimi okuyucularıma sürekli hatırlattığım, mutlaka görülecektir. Ama her proje, bilgi ve ölçüme dayanmak zorundadır. Buna göre, çıkabilecek sorunları önceden görmek ve ödenen primleri emekliliğe yararlı hale getirmek mümkün olabilecektir. Doğum borçlanması ile emekliliğin de bu kuralın dışarısında tutulamayacağı ve buna göre teknik belirlemek gerektiği son günlerde tüm vahametiyle açığa çıkmıştır. Bu nedenle "doğum borçlanması tekniği" başlığını seçmiş bulunmaktayım.

Okuyucum Hasan ÇAĞLAYANLAR'ın sorusu şöyle: "Sn Sınav, eşim, 16.07.1990 tarihinde sigortalı olarak işe başladı. 24.03.1997 tarihinde hamilelik nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldı. 01.09.2005 tarihinden itibaren de isteğe bağlı ödemeye başladık. 12.09.1997 tarihinde doğan ilk çocuğumuz için bir önceki 2008/111 genelgeyle 720 gün doğum borçlanması yaptık. Şimdi de 2010/106 genelgeye göre de 28.03.2001 tarihinde doğan çocuğumuz için müracaatta bulunduk. Ancak 2010/106 genelgede doğum borçlanmamızın şu anda isteğe bağlı ödediğimiz için Bağ-Kur'a sayılacağını duydum. Sorum:1) Bu durumda ilk doğum borçlanmamız (2008/111) SSK' ya mı, yoksa Bağ-Kur'a mı sayılacak? 2) 2010/106 genelgede doğum borçlanmamız şu anda isteğe bağlı ödediğimiz için Bağ-Kur'a mı sayılacak?

Şimdi bu soruyu cevaplayalım. Bilindiği üzere, 2008 yılının ekim ayından itibaren isteğe bağlı prim ödeyenler, SSK yerine Bağ-Kur kapsamına alınmışlardır. Ve bu nedenle halen isteğe bağlı sigortalı prim ödeyen bir anne, 4/b sigortalısı yani Bağ-Kur'ludur. SSK'dan geçmişe dönük doğum borçlanması yapılsa bile, bu ödenecek primler de ne yazık ki Bağ-Kur'a kabul ediliyor. Bu durumda iki çocuk için toplam 4 yıl doğum borçlanması yapan isteğe bağlı sigortalı bir anne, emeklilik süresini doldurduğunu düşünerek başvuru yaptığında, emeklilik hakkının Bağ-Kur'dan olduğunu öğreniyor. Şu anda çok sayıda sigortalı anne "emeklilik süresi" açısından mağdur olmuş durumda. Çünkü yasal olarak, sigortalı borçlanmaya başvurduğu tarihte en son hangi statüde sigortalı ise borçlanılan dönemler de o statüde sigortalılık sayılmaktadır.

İşte bu nedenle doğum borçlanması geç de emekli edebiliyor. Özelikle isteğe bağlı sigortalıların doğum borçlanmasında çok mağduriyet yaşanıyor. İsteğe bağlı sigorta primi öderken yapılan doğum borçlanmasının günleri Bağ-Kur kapsamında değerlendiriliyor. Bu bağlamda doğum borçlanması kapsamında prim ödeyen ve erken emekli olmayı düşünen kadınların iyi bir emeklilik planlaması yapması gerekiyor. Aksi halde, borçlanma başvurusu yaptığı tarihte Bağ-Kur'lu sayıldıklarından borçlanmaları da Bağ-Kur'a sayılmakta ve bu durumda bazı sigortalıların son 7 yılda Bağ-Kur günü fazla olduğunda daha geç emekli olabiliyorlar. Doğum borçlanmalarında, borçlanılan sürelerin son sigortalılık statüsünde değerlendirilmesi halinde, emekliliği tehlikeye girecek kişiler, borçlandığı süreler 4/a sigortalılık statüsünde sayılsın diye Bağ-Kur'lular işyerlerini bir yakınına devredecek, isteğe bağlı sigortalılar ise sigortalıklarını sonlandırarak bir işyerinde birkaç gün 4/a sigortalısı olduktan sonra borçlanma başvurusu yapacaklardır.

Bu durum, saçma bir oyun ve oynaştır. Çünkü sadece 4/a sigortalılarına tanınan doğum borçlanması hakkını 4/b sigortalılığı olarak emeklilik değerlendirmesine katmak, bu borçlanma türünün varoluş mantığı ile de çelişmektedir. Zaten Yargıtay'ın bu konuda verilmiş ve borçlanmaları fiili çalışma süresinden saymayan çok sayıda kararı da vardır. Anneleri mahkeme kapılarında süründürüp, üstüne SGK'nın mahkeme masrafı ödemesinden kimseye yarar gelmez. Bu basit sorun idari yoldan çözülmelidir. Ve SSK'lı annelere 2 çocuğa kadar toplam 4 yıl borçlanma hakkı tanınarak verilmiş olan hak, başka bir hukuk oluşturularak ellerinden alınmamalıdır.

Emeklilik hesabında son 7 yılın ortalamasına bakıldığından; son 7 yılda en çok hangi (4/a, 4/b, 4/c) sigortalılık kategorisinde prim ödendiyse o kurumdan emekli olunuyor. Örneğin SSK prim ödemenizde 3,5 yılı bir gün bile geçildiyse SSK'dan emekli olunuyor. Ancak annelik borçlanması 4 yılı bulduğundan ve isteğe bağlı sigortalı annelerin yaptığı borçlanma Bağ-Kurlu sayılacağından bu da annelerin Bağ-Kurdan emekli olması anlamına geliyor. Çünkü geriye kalan 3 yıl annenin SSK'dan emekli olmasına yetmiyor. Bilindiği üzere Bağ-Kurdan emeklilik şartları SSK'ya göre daha uzun olduğundan uygulama annelik borçlanmasının yararını ortadan kaldırıyor. Çünkü yapılan borçlanma geri alınamıyor. SGK'nın bu mağduriyeti ortadan kaldırması şart. Prim ödeyerek, emeklilik süresini doldurduğunu düşünen ve isteğe bağlı prim ödeyen anneler, cezalandırılmamalıdır.