'Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin'

Bugün sizlerle, yaşayan en parlak şâirlerimizden Cahit Koytak Ağabey'in 'Gazze Risalesi' başlıklı metninin dördüncü bölümünü paylaşmak istiyorum.

Bu şiir, en büyük söz ustalarının, ruh ustalarının neden şâirler olduğunun mükemmel bir göstergesi.

Şâirler olmasa, Yunus olmasa, Fuzûlî olmasa, Şeyh Galip olmasa, onların izinden giden, bize yepyeni yemişler devşiren, hakikatten süt emen Sezai Karakoç, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Turan Koç... ve tabiî Cahit Koytak olmasa hâlimiz nice olurdu!

Buyurunuz Cahit Ağabey'in epik şiirine:

***

çok acı çektin, Gazzeli Yusuf, oğlum,

çok acı çektin

ve bu kadar acı için çok küçük bu 'Filistin'.

dünyayı iste, bütün bir yeryüzünü,

duvarsız, tel örgüsüz, mayınsız

ve silahsız yeryüzünü, hepimiz için,

***

çok acı çektin, önce sen çığır bu türküyü!

göğsüne yaslayıp kulağını geleceğin,

önce sen duyur, bu yüceler yücesi ülküyü,

bu en büyük vuruntusunu aklın ve kalbin

ve bir amentüye dönüştür onu!

***

çok acı çektin, yapabilirsin bunu,

çok acı çektirdik sana, dönüştürebilirsin

dokunduğun her şeyi, her şeyi som altına,

hakkında konuştuğun ya da sustuğun

her fikri, her tezi gökçe bir manifestoya.

***

çok acı çektin, dönüştürebilirsin,

ip atlarken, sapan atarken ya da uyurken

beşikte, kaldırımda ya da yıkıntıların altında

can veren kardeşlerinin dudaklarında donan

kıpırtıyı büyük insanlık oratoryosuna.

***

dönüştürebilirsin yoksulların yakarışlarını

tanrının bütün evlerinde

dudaklarda ve yüreklerde kopan,

sonra dalga dalga büyüyen, yayılan

ve tankları, panzerleri önüne katıp götüren,

***

roketleri, obüsleri, havan toplarını,

insanın beyninden, kalbinden

ve dilinden büyük bütün silahları

ve silah tüccarlarını, silah çetelerini,

devletleri, kaleleri, kodesleri ve kafesleri,

***

kralları, emirleri, müebbet başkanları

önüne katıp savuran gül fırtınasına.

dönüştürebilirsin bütün acıları,

bütün duaları, bütün çığlıkları,

uyuyanların üstünü örten bir gül tufanına,

***

açları doyuran, küsleri barıştıran,

evsizlere ev, yarsızlara yar olan

yerle göğü insanın yüreğinde buluşturan

bir gül zamanına, gül umranına,

gül toplumuna, gül insanına.