kaliteli film seyretmek mutluluktursevgili okuyucularım; TRT, bir vakittenberi akşam saatlerinde türkçeye çevrilmiş, güney kore yapımı dizi filmler gösteriyor.. kore tarihini konu edinen bu dizilerin kurgularındaki güzelliğe, ifade ettiği psikolojik ve sosyal gerçeklerin canlılığına, dublajdaki mükemmeliyete ve başrollerdeki san'atçıların san'at gücüne hayran olmaktan kendimi alamıyorum.. kişilerin söylediği sözlerin sağlamlığını, güzelliğini, fikrî ve hissî derinliğini, mavâka'a (vak'alara, olaylara) uygunluğunu takdir etmemek mümkün değil.. TRT'nin hem film seçimindeki titizliği hem de dublajdaki başarısını kutlamamak elde değil.. doğunun kadim medeniyetleri ve son asırda batıdan aldığı unsurlarla kendi tarihî değerlerini terkibederek (karıştırarak) ortaya koyduğu uygarlık tezahürleri, insanın nerede olursa olsun insanî vasıflardan ve yeni gelişmelerden mahrum kalmayacağı, mahrum kalmadığı gerçeğini ortaya koymaktadır.. bugün artık sanayide, teknolojide ve sosyal yaşantılarda japonya'nın, kore'nin ve (kıt'a çini)nin ulaştığı seviyeyi görmezden gelemezsiniz...
"saraydaki mücevher" başlıklı dizide ve daha evvelki dizide aşk, fedakârlık, kahramanlık, doğruluk, ihanet örnekleri.. korku, tereddüt, şaşkınlık ve ızdırap tezahürleri.. cesaretin, cür'etin, zulmün çeşitli görüntülerini zevkle ve ibretle seyrediyorsunuz.. fitnenin, entrikanın sebebolduğu acıları, haksızlıkları görerek siz de öfkeleniyorsunuz..
korelilerin yuvarlak, yassı yüzleri, köselik veya yarım köselik görüntüsü veren seyrek sakalları, başarılı oyunları, insan davranışlarını mükemmel canlandıran rollerini gördükçe doğu insanının bize daha yakın olduğunu anlıyor ve onlara sempati duymaktan kendinizi alamıyorsunuz...
* * *
1950'li yıllarda türkiye'nin her ilçesinde birçok kore gazisi yaşıyordu.. onlardan hâlâ hayatta olanlar vardır.. bu gaziler yıllarca "koreli" lâkabı ile çağrılmış ve anılmışlardır..
ilkokul arkadaşım halil altaş, "koreli" adından pek gururlanırdı.. rahmetli "halil", kore'den döndükten sonra İETT idaresine vatman olarak girmişti.. uzun yıllar çalıştı.. sonra da genç denecek bir yaşta dünyayı terketti..
türkiye 1950'li yılların başında kuzey kore ve komünist çin'e karşı birleşmiş milletler kararına uyarak güney kore'yi savunma hareketine katılmış, birçok şehit vermiş, hatta bir amerikan birliğinin imha edilmesini önlemişti.. 1952'denberi de birçok avrupa ülkesinin yanında onlarla beraber nato üyesi bulunuyordu.. tâ 14'üncü yüzyıldanberi de avrupa topraklarında devlet ve ülke sahibi olarak avrupa tarihinde önemli roller üstlenmişti.. bütün bu gerçekler ortada iken türkiye'nin AB'ne girmesine muhalefet eden bazı avrupa temsilcilerinin iz'ansız, yersiz ve münasebetsiz çıkışlarına gülmek mi yoksa kızmak mı lâzımgeldiğini tayin edemiyorum.. haksız tavır ve sözlerin uyandırdığı duygulardan sıyrılarak düşünecek olursak, türkiye'nin öneminin ve insanlık ailesine yapabileceği katkıların artık takdir edilme vaktinin geldiğine hiç şüphe yoktur..
kaldı ki aksinin gerçekleşmesi halinde ülkemizin sahibolduğu alternatif şartlar karşısında hiçbir zaman bizim için dünyanın sonu olmayacaktır..
* * *
sözü, tekrar, türkler'in kore seferini ve insanlığın ortak değerlerini korumak için yaptıklarını anmamıza vesile veren kore dizilerine getirerek noktalayalım:
"saraydaki mücevher" dizisinde, kralla onu tedavi eden hemşire arasındaki tek taraflı mı, yoksa karşılıklı mı olduğu kolay anlaşılamayan bir aşka ait dramatik olayları seyrederken duyduğunuz heyecan ve ilgiyi kelimelerle tarif etmek bile zordur.. seyrettiğim iki dizinin harikulâde güzel olduğunu söylemek, bir san'at ve eleştiri borcu olsa gerektir..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.