YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

 

 

8 milyar dolarlık hırsızlığa ses çıkartmayanlar

Durumu herkes kabullenmiş görünüyor. Yenişafak'ın dünkü manşetinde de belirttiği gibi Egebank dahil olmak üzere, el konulan bankalardan çalınan paranın miktarı 8 milyar dolardan fazla.

Herkes suskun...

Hükümet, muhalefet, denetim kurumları, 'sivil' olduklarını söyleyen örgütler, 'Büyük' olduğu varsayılan medya...

Bu açıkları kapatabilmek için IMF'nin denetiminde istikrar programı uygulanıyor.

Memura, yine bu uygulama doğrultusunda, yapay bir enflasyon oranı tahminine dayanılarak yüzde 15 zam yapılma kararı alınıyor.

Memurlar da bu durumu protesto etmek üzere sokağa çıkmaya hazırlanıyorlar.

Oysa mesele zam oranı değil. Asıl mesele 8 milyar dolarlık hırsızlık.

Geçen gün de yazdık asıl bu hırsızlığa ve devlet kaynaklı hırsızlıklara tepki koymak gerekiyor.

Türkiye'de yapılamıyan, kaynak yokluğu nedeniyle gerçekleştirilemeyen şeylerin asıl nedeni paraların çarçur edilmesi, hortumlanmasına göz yumulması.

Bütçede adalete binde 7, sağlık, eğitim gibi önemli kalemlere komik oranlar.

Hırsızlığa ise bütçenin neredeyse önemli bir bölümü ayrılıyor.

Bu yıl sağlanan bütün turizm gelirlerinden bile fazla bir meblag.

Böyle bir devlete aslında vergi falan verilmez. Ama memurlar ne yapsın? Vergileri bordrodan kesiliyor, metazöri...

Böyle bir devlete ve olup bitene göz yuman bu hükümete niye vergi verilsin? Toplanan vergilerle başka bankaları kurtarsınlar diye mi?

Bu tabii bir fantazi. Memurların tepkilerini çeşitli demokratik yollarla dile getirmelerinden başka bir çare yok.

Ama hesap sorabilirler. Hükümetten ve sesi soluğu çıkmayan muhalefetten hesabı sandık başında sormalılar.

Asıl hesabı, bu gidişe seyirci kalan, hatta onay veren medyaya ve onun satılık köşe yazarları ile yöneticilerinden de sormalılar.

Kuruluşundan bu yana, hatta 28 Şubat'tan bu yana iş başına geçen hükümetleri kayıtsız şartsız destekleyen, ufak tefek eleştiriler dışında sürekli bu hükümeti, "Cumhuriyet'ten bu yana işbaşına gelmiş en başarılı hükümet" olarak ilan eden köşe yazarlarının yazılarını pankart yapıp öyle yürümeliler.

'Büyük medya' nın halka karşı nasıl bir yalan ve gerçekleri örtme kampanyasının yürüttüğünü göstererek, bu işbirlikçi yazarları ve gazete yöneticilerini teşhir etmeliler.

Satışları isimleri kadar büyük olmasa bile, yine de bu gazetelerin boykot edilmesi çağrısı yapmalılar.

Bu sahte gerçeğin, bu yalanın, bu foyanın bütün açıklığı ile ortaya çıkması gerekiyor.

Bu medya yapısıyla Türkiye'nin ne Avrupa Birliği ne de demokratikleşme sürecine giremeyeceği artık biliniyor.

'Büyük' denilen medya, var gücüyle bu düzenin değişmemesi için vuruşuyor. Elinden geleni yapıyor. Çoktan bitmiş hukuk dışı bir hükümeti korumak adına, bir tanesi bile normal bir ülkede kıyametler kopartacak skandalları örtbas ediyor, görmezden geliyor. Hatta gerçekleri saptırıyor.

Bütün mesele, devletle ekonomik ilişkilerin, para ilişkilerinin bozulmaması, bu düzenin devam etmesi.

Bu nedenle Türkiye'de açıklığa ve hukuk devletine en fazla bu medya karşı çıkıyor.

Bu nedenle ' Büyük Medya' 28 Şubat'ı bu kadar büyük bir şevkle savundu ve hala da savunuyor.

Oysa gazetecilik yaparak daha çok satmak ve gazetecilikten para kazanmak o kadar da zor birşey değil.

Sabah akşam devleti, hükümeti savunarak olup biteni görmezden gelinerek yapılan şeye çoktandır gazetecilik denilmiyor.

Şöyle bir bakıyorum da, bu gazeteleri yönetenler de zaten gazeteciliğe başka bir gözle bakıyorlar.

Gazeteciliği patronlarının çıkarlarını gözetip bunu memleket çıkarı olarak sunmak sanıyorlar.

Onlara bunun böyle olmadığını hatırtlatmak gerekiyor.

Susmanın da birçeşit suç ortaklığı olduğunu söylemek gerekiyor.

Memurların haklarını aramaları doğrudur ama, tepkilerini gösterecekleri yer medya plazaların önü olmalıdır...


18 EKİM 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...