YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Dizi...

  Arşivden Arama

 

 

Halk demokrasi istiyor mu?

Avrupa Birliği, üyelik sözleşmesi, demokratikleşme paketi, uyum yasaları, DGM'lerin sivilleşmesi...

İyi de, bütün bunlar halkı ne kadar ilgilendiriyor?

Halk demokrasi istiyor mu?

İdris Küçükömer, "Halk demokrasi istiyor mu?" başlıklı makalesinde, Türkiye'de demokrasinin neden mümkün olmadığını/olmayacağını sosyal, tarihsel ve genetik gerekçelerle izah ediyordu.

Demokrasi, varlığını, büyük ölçüde "burjuvazi"ye borçludur.

Batıda böyle olmuş.

Burjuvazi gelişip serpildikçe, demokrasi de güçlenmiş.

1789 Fransız Devrimi bir "burjuva kalkışması" olmasaydı, 1917 "Rus-Mujik hareketi"nin akıbetine uğrar, 70 yıl bile hüküm süremezdi.

Bu cümleden olarak, Türkiye'de bir burjuva sınıfı oluşturulmak istendiği, bunun da zaman zaman "devlet politikası" olarak gündeme geldiği/getirildiği söylenebilir.

Üretim araçlarını (önceliğini) tekeline almış, kira, rant ve faiz gelirleriyle, bir eli yağda bir eli balda yaşayan türedi, sonradan görme, komprador karakterli bir sınıf...

Bu sınıfın, yani "burjuvazi"nin gerçek anlamıyla temayüz etmesi, emeğin sömürülmesine dayalı ekonomik sistemin "sağlıklı" olarak işlemesine bağlı görünüyor.

Yani, üretici yığınlar sömürüldükçe, hele kamu emekçileri yüzde 10'luk komik "ücret artışları"yla sürünmeye devam ettikçe rantiyer kesim gelişip palazlanıp "burjuvazi"yi oluşturacak, sonra bu burjuvazi gelip demokrasiyi kuracak.

Hesap bu...

Gerçi, burjuvaziyi oluşturması beklenen kesim daha çok "lumpen" özellikler gösteriyor, kendi kültürünü üretmek yerine "varolan"la iktifa ediyor, sıkıştıkça da çareyi askeri darbeleri alkışlamakta buluyor ya, bu da demokrasiye "kast"larla varılabileceğini zannedenlerin sorunu.

Ezcümle, demokrasi "sınıfların çatışması"ndan doğmuş...

Türkiye'de batılı anlamda sınıflar olmadığı, olmayacağı, olması da gerekmediği için, bir sınıf çatışması, dolayısıyla bu çatışmadan neşet eden bir "konsensus kültürü" de oluşmuyor.

Oluşmayacak da...

Türkiye'de "demokrasi", ancak merkezi otorite vaz'ettiği (daha doğrusu lutfettiği) sürece mümkündür ki, bunun da "konsensus kültürü"nden doğan "çoğulcu demokrasi"yle uzak yakın bir ilişkisi bulunmamaktadır.


18 EKİM 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet Ertuğrul Yavuz

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi | Dizi
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...